The Guardian yazarı, Tom Cruise'un yeni filmi Digger çevresindeki tanıtım sürecinde verdiği uzun GQ röportajını örnek göstererek, Cruise'un röportajlarda iyi performans sergileyemediğini savunuyor ve bunun tanıtım stratejisi için risk oluşturduğunu belirtiyor.

Yazı, Cruise'un sinemadaki yetenekleri ve aksiyon performansları konusunda övgüyle başlıyor; yazar Cruise'un seyirciyi sinemaya geri getirme çabalarına değiniyor. Ancak hemen ardından, uzun süreli canlı röportajlarda ve derinlemesine söyleşilerde başarılı olmadığını ifade ediyor.

Makale GQ'deki uzunform röportaja odaklanıyor: röportajı yapan Zach Baron'ın uygun bir muhatap olduğu, ne zaman övüp ne zaman iğnelemesi gerektiğini bildiği belirtiliyor. Buna rağmen Cruise'un sorulara karşı korunaklı ve kapalı bir tutum sergilediği, Baron'un ısrarlarına rağmen çoğu sorunun etkisiz kaldığı anlatılıyor.

Sonuç olarak röportajın yaklaşık 30 dakikalık bir çıkmaza dönüştüğü, Cruise'un çok konuştuğu halde somut bir şey söylemediği görüşü dile getiriliyor. Basın organlarının bu söyleşiden çıkardıkları en belirgin noktanın, Cruise'un sette 'yoğun' olabildiği itirafının ötesine geçemediği ifade ediliyor.

Yazıda ayrıca röportajın içeriğinin Cruise'un son on yıldır tekrarladığı konuşma noktalarına geri döndüğü; sinematografi, yeni beceriler öğrenme, hayallerini ve hedef adımlarını yazma gibi noktaların yeni bilgi sunmadığı vurgulanıyor. Bu davranışın arkasındaki gerekçe olarak, Cruise'un basına karşı kontrollü ve esrarengiz bir imaj inşa ettiği; geçmişte basının önüne kendi benliğini çıkardığı bir dönemin kötü sonuçlarına atıf yapılarak bunun bilinçli bir tercih olabileceği öne sürülüyor.

Geçmişe dair kısmi bir bağlam veriliyor: yazar, Cruise'un bir zamanlar basınla yaşadığı kötü tecrübenin ardından itibarını yeniden inşa etmek için zaman harcadığını ve bunun kariyerine hizmet ettiğini belirtiyor. Bu yeniden inşa sürecinin sonuçlarının Mission: Impossible serileri ve Top Gun: Maverick gibi başarılarla belirlendiği görüşü aktarılıyor.

Bununla birlikte makale, Digger tanıtım döngüsünün aynı belirsiz ve şeffaf olmayan söylemlerle devam etmemesi gerektiğini, aksi takdirde izleyiciyi sıkabileceğini öne sürüyor. Cruise'un podcast gibi farklı mecralara girebileceği ihtimali ve röportaj stratejisinde adaptasyon gerekliliği belirtiliyor.

Öneri kısmında yazar, Cruise'un hedef belirlerken adım adım plan yazma alışkanlığını burada da uygulaması gerektiğini; izleyiciyi filme çekecek yeni, uzun ama eğlenceli anekdotlar ve sorgulamayı göğüsler görünürken aynı zamanda ondan sıyrılmasını sağlayacak bir kişilik inşa etmesi gerektiğini savunuyor. Robert Downey Jr.'ın kişisel geçmişiyle ilgili soruları ustaca savuşturma biçimi olumlu bir örnek olarak gösteriliyor.

Makale, Cruise'un yetenek ve kararlılığını hatırlatarak, röportajlarda kalite artışı beklediğini belirterek sona eriyor ve yazarın mizahi kapanışı olarak okurlardan hâlâ pasta gönderilmesini rica eden bir notla bitiyor.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Yayın: · Güncelleme:
← Tüm haberlere dön