The Guardian’daki incelemeye göre Charles Spencer’ın kız kardeşi Diana, Princess of Wales ile ilişkisini anlattığı anı kitabı Swan Song, hem Diana hakkında dokunaklı bölümler içeriyor hem de esasen yüklü bir hesaplaşma metni olarak okura sunuluyor. İnceleme, kitabın 400 sayfa boyunca göze çarpan bir öfke, kebeleklenmiş ayrıntılar ve çok sayıda kişisel hırstan oluştuğunu belirtiyor; bunun sonucu olarak okuyucuya Diana’dan çok Spencer hakkında çok şey söylendiği hissi veriliyor.

Kitabın bir bölümünün Daily Mail’e seri olarak satıldığı ve bu bağlamda kitaptan aktarılan bir iddianın Mail manşetlerine yansıdığı aktarılıyor: Spencer, Diana’nın ölümünden kısa süre sonra Kral Charles’ın kendisini arayıp ‘‘Bunu yakında unutacağız’’ türünde sözler sarf ettiğini aktarıyor; incelemeci bu sözün aktarılış biçimindeki "hissed" gibi ifadelerin abartıya işaret edebileceğini belirtiyor ve bu tür betimlemelere temkinli bakıyor. Spencer kitabı yazma gerekçesi olarak Diana’nın ölümünün 30. yıldönümü yaklaşırken başka projelere katkı isteklerini, kendi anlatısını kontrol etme isteğini gösterdiğini söylüyor; eleştirmen ise bunun tek neden olmadığını, aile mülkünü sürdürme konusunda eskiden yaşanan maddi sıkıntılara gönderme yapıldığını ve bunun şüphe uyandırdığını belirtiyor.

İncelemede kitaptaki sürekli şikâyet teması vurgulanıyor: Spencer’ın metninde Peter Carter-Ruck, Princess Michael of Kent, Princess Margaret, kendi üç eski eşi (Spencer’ın metinde onları "all double divorcees" diye tanımladığı aktarılıyor) ve 1986’daki bir koruma ekibi gibi çok sayıda hedefe yönelik sert pasajlar bulunduğu anlatılıyor. Yazar, bu bölümleri "kin ve memnuniyetsizlik" örnekleri olarak okuyor ve Spencer’ın uzun yıllar küskün kaldığı kişilerden hesap sorduğunu yazıyor.

Ev içi anekdotlar ve ad-soyad detayları

İnceleme, Spencer’ın üvey annesi Raine hakkında ayrıntılı, yer yer aşağılayıcı tarifler verdiğini aktarıyor: Althorp iç mekanlarına ilişkin "son derece çirkin çift cam", parlak kadifemsi döşemeler ve "göz zevkini bozan duvardan duvara halı" gibi betimlemeler kitabın mizacını gösteriyor. Aynı bölümde, Raine’ın mutfaktan aşağıya bağırarak “where’s my fucking egg?” dediği bir sahne de yer alıyor. Ayrıca Spencer, 1986’da köpeklerin mobilyaların üzerinde zıpladığı bir olayı örnek vererek koruma ekibine yönelik eleştiriler aktarıyor.

Diana ve aile tasvirleri

Kitabın kimi bölümlerinde Diana’ya ilişkin sıcak, hüzünlü ve sevgi dolu portreler yer alıyor; Spencer’ın ünlü olmayan kardeş olmanın sıkıntısını hissettiği, çocukluk anılarının anlatısında bazı sert düzeltmeler yaptığı belirtiliyor. Spencer’ın anneleri Frances hakkında yazdıkları ise incelemede bir "kamuoyunda haksız yere kötülenmiş" figürü yeniden değerlendiren bölüm olarak sunuluyor: Frances’in Diana’daki yeteneklerin sorumlusu olduğu, ailenin erkek üyelerinin kadınlar karşısında gölgede kaldığı gibi tespitler aktarılıyor.

Kitabın Prens Charles’la ilgili kısımları da sert: Spencer, Charles’ın nişan döneminden itibaren Diana’ya yönelik soğukluk ve davranış örnekleri verdiğini, kilit anekdotlar arasında ağırlıkla ilişkiyi sarsan söylem ve davranışların yer aldığını yazıyor. İnceleme, Spencer’ın Diana’nın cenazesindeki konuşmasının kitapta en güçlü anlarından biri olduğunu vurguluyor; konuşmayla Spencer’ın hem basına hem de kraliyet ailesine yönelik sert eleştiriler yönelttiği ve genç prensleri annelerinin "kan ailesi" lehine sahiplenme çabası içinde olduğu aktarılıyor.

Yazarın öz-odaklılığı ve eleştirel değerlendirme

Eleştirmen, kitabın belirgin bir özmerkezcilik taşıdığını ve Spencer’ın sık sık kendi yetkinliğini vurgulamaya döndüğünü söylüyor: cenaze konuşmasını yazma süreci, kelime seçimleri (örneğin "güç" yerine hangi kelimenin tercih edildiğine dair ayrıntılar), konuşmayı tabutta Diana’ya okuması ve tabii ki konuşmanın ardından kendisini ünlüleştiren hissiyat gibi tekrar eden temalar inceleme boyunca eleştiriliyor. Spencer’ın kitabında kendi ADHD’si ve Althorp’ta mülk konularına dair gerekçelendirmelerine de yer verildiği, incelemecinin bu bölümleri savunma ya da mazeret olarak değerlendirdiği aktarılıyor.

İncelemenin kapanışında yazar, Spencer’ın kitabından okuyucunun aklına daha çok Spencer’ın ve dönemin kraliyet davranışlarının huysuzluğu ve kin dolu ilişkilerinin kaldığını belirtiyor; sonuçta Diana için üzüntü hissettiğini, Spencer ile Kral arasındaki karşılıklı asabi tutumun okurun zihninde birbirine denk düştüğünü yazıyor. The Guardian incelemesi, Swan Song’ın hem dokunaklı anlar içerdiğini hem de yoğun bir hesaplaşma ve kendi merkezine çekme eğilimiyle okurda karışık duygular bıraktığını net biçimde ifade ediyor.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Yayın:
← Tüm haberlere dön