Gaten Matarazzo bu sonbahar West End’de Jonathan Larson’ın Rent müzikalinde Mark rolüyle sahneye çıkıyor; oyun Londra’daki Tom Stoppard Theatre’da 26 Eylül’den 27 Mart 2027’ye kadar oynayacak. Guardian’la yapılan röportajda Matarazzo, Mark karakterinin hikâyeyi anlatan konumunu ve gösterinin hem neşe hem de umutsuzluk içeren dokusunu ele alışını anlatıyor.

Matarazzo, 24 yaşında Stranger Things dizisiyle geniş bir tanınırlık kazandıktan sonra sahneye dönüşünü sürdürüyor. Bu yıl Lin-Manuel Miranda yapımı, telefon bağımlılığı temalı a cappella filmi Octet’i çektiğini; daha önce ise Dear Evan Hansen ve Sweeney Todd oyunlarında 2022 ve 2023’te Broadway sahnesinde yer aldığını söylüyor. TV başarısının kendisine kapıları açtığını kabul ediyor, ama yıllarca süren sınav süreçleri ve çocuk yaşta Broadway deneyiminin (9 yaşında Priscilla, 11 yaşında Les Misérables) onun tiyatro geçmişini oluşturduğunu vurguluyor.

Matarazzo, Stranger Things’in kariyerinde “inilemeyen bir tren” gibi olduğunu; beklenenden uzun sürüp pandemi ve sektör grevleri nedeniyle neredeyse on yıl devam ettiğini ifade ediyor. Dizinin 1 Ocak 2026’da sona ermiş olmasına rağmen, programın hem profesyonel hem de kişisel yaşamı üzerinde hâlâ büyük etkisi bulunduğunu aktarıyor. Televizyonun getirdiği görünürlükle birlikte zaman zaman “stunt casting” (şov amaçlı oyuncu seçimi) suçlamalarına maruz kalabileceğini bildiğini, ancak kendi geçmişinin ve sahne deneyiminin bu rollere hazırlanmasında belirleyici olduğunu belirtiyor.

Röportajda Matarazzo sosyal medyayla ilgili deneyimlerini de paylaşıyor: Erken dönemlerde takipçi ve beğeni sayılarını dikkatle izlediğini, kendisinin genç olması sebebiyle bunun uygun olmadığını düşündüğünü söylüyor. Prodüksiyonların, menajerlerin veya başkalarının kötü niyetli planladığını söylemiyor; fakat çocukların hayatlarına dair mahrem ayrıntıların büyük kamu mecralarında paylaşılmasının sorgulanması gerektiğini kabul ediyor. Ayrıca yakın zamanda gündeme gelen, kendisine 13 yaşından beri ilgi duyduğunu söyleyen yetişkin bir kadınla ilgili haberin “kötü niyetli” değil daha çok “uygunsuz ve tiksindirici” olduğunu düşündüğünü ifade ediyor.

Kişisel olarak Matarazzo, cleidocranial dysplasia (CCD) adı verilen ve diş ile kemik gelişimini etkileyen rahatsızlığa sahip olduğunu ve bu nedenle birçok ameliyat geçirdiğini belirtiyor. Kendi vakfı CCD Smiles’ı kurduğunu ve aynı durumdaki insanlarla bir araya gelmenin, onlardan ilham almanın kendisi için önemli olduğunu söylüyor. Stranger Things yazarları Duffer Kardeşler’in bu durumunu diziye dahil ettiğini de anımsatıyor.

Rent’in temalarının güncelliği üzerine konuşurken Matarazzo, gösterinin kapitalist eleştirisini, dostluk ve kayıp halleriyle beraber pandemi sonrası ve yaşam maliyetlerinin yükseldiği bir çağda tekrar yankı bulacağını savunuyor. Aynı zamanda HIV/Aids’in dönemin belirsiz ve korkutucu tıbbi gerçeğini unutmamak gerektiğini, o zamanlar teşhisin ne anlama geldiğinin çok daha endişe verici olduğunu hatırlatıyor. Larson’ın trajik ölümünün oyunun doğasına nüans kattığını ve eserin “tamamlanmamış, cilasız” hissinin karakterlerin kusurlarıyla örtüştüğünü dile getiriyor.

Matarazzo, sahneye dönmekten memnun olduğunu ve Rent’in seyircilerle doğrudan yakınlık kurması için sahne içine yerleştirilmiş izleyici koltuklarından heyecan duyduğunu belirtiyor; böylece izleyiciler “engelsiz” bir deneyim yaşayabilecek. Rollerin oyuncu seçiminde gösterinin ruhuna uygunluğun önemine dikkat çekiyor ve kendi katılımının “stunt casting” olmadığı; aksine eserin yüzüne çarpan, doğrudan bir deneyim sunduğu görüşünü savunuyor.

Röportaj, Matarazzo’nun kariyerinin televizyondan tiyatroya dönüşünü, kişisel geçmişini, sosyal medya ve hayran ilişkilerine bakışını, CCD ile ilgili aktivizmini ve Rent’in güncel bağlamda nasıl karşılık bulabileceğine dair değerlendirmelerini ayrıntılı biçimde aktarıyor.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Yayın:
← Tüm haberlere dön