Mia Tharia, NME ile yapılan röportajda BBC dizisi The Listeners ve Taika Waititi yönetmenliğindeki Klara And The Sun filmindeki küçük ama etkili rolleri sayesinde dikkat çektiğini anlattı; 21 yaşındaki oyuncu, filmde Josie adlı suratsız bir ergeni canlandırıyor ve bu performansın onu öne çıkarabileceği vurgulanıyor.
Röportajda Tharia’nın sakin ve sınırlı bir görünüm sergilediği, güney Londra’da bir kafede ajans, PR veya gösteriş olmadan iki dakika erken gelerek görüşmeye başladığı aktarılıyor; sipariş olarak builder’s tea ve normal süt tercih ettiği, bölgeyi evi gibi hissettiğini söylediği belirtiliyor. Tharia, çocukluğunu güney Londra'nın karışık ırklılığının normal olduğu bir çevrede geçirdiğini ve bunun The Education Of Jane Cumming adlı döneme ait dramadaki Anglo-Indian bir karakteri canlandırırken kendisi için de tanıdık hisler uyandırdığını aktarıyor.
Oyunculuk geçmişine dair ayrıntılarda Tharia'nın 12 yaşından itibaren seçmelere gittiği, başlangıçtaki utangaç tavrın sahnedeki 'duble hayat' hissi yarattığı; erken reddedilme deneyimlerinin ise kariyerine katkı sağladığı ifade ediliyor. Kendi çocukluk hayal arkadaşlarından Jumper adında bir robotu ve bu hayallerde hep kahraman rolünde olduğunu anlattığı röportajda, okulda büyük roller almamasına rağmen kamera ve kısa film işine ilgi duyduğunu söylediği aktarılıyor.
Klara And The Sun bağlamında Tharia, filmin Kazuo Ishiguro'nun 2021 romanından uyarlama olduğunu ve Josie karakterini "liquid teenager" (akışkan ergen) olarak tanımladığını paylaşıyor; hareket koçunun bu tanımlamasına atıf yapılıyor. Filmde Josie'nin annesinin (Amy Adams) ona robot arkadaşı Klara'yı (Jenna Ortega) almasıyla gelişen hikâye anlatılıyor. Tharia, sette Jenna Ortega ile kolay bağ kurduklarını, Ortega'nın kendisini rahat hissettirdiğini söylüyor.
Set deneyimine dair bilgilerde filmin Yeni Zelanda'da çekildiği, yönetmen Taika Waititi'nin sette ailevi bir atmosfer yarattığı ve Tharia'nın şu sıralar Apple TV için Disavowed adlı casus dramında çekimde olduğu için Londra Film Festivali'ndeki gösterime katılamayacağı yer alıyor. NME metninde filmin Londra Film Festivali'nde (metinde "today (October 15)" ifadesi kullanılıyor) sunulduğu ve Birleşik Krallık'ta 23 Ekim'de vizyona gireceği bilgisi de yer alıyor.
Tharia, yapay zekâ konusunda haber döngüsünde artan kaygılara rağmen filmin özünde insanlık üzerine olduğunu düşündüğünü belirtiyor ve projenin bu bağlamda ilginç ve ürkütücü bir konuya değindiğini aktarıyor. Kariyerinin daha büyük bir üne evrilebileceği ihtimaline rağmen anonim kalma konusunda endişesi olmadığını, henüz kamusal alanda tanınmadığını ve Instagram kullanmaktan kaçındığını söylüyor.
Röportajda oyuncunun oyunculuk tercihlerine dair ifadelerinde "vahşi" rolleri, zor ve sevilmeyen kadınları oynamaktan hoşlandığını; düzenli, cilalı karakterler yerine çatışmalı katmanları olan karakterlerle ilgilendiğini belirttiği aktarılıyor. Ayrıca İngiliz komedilerine düşkünlüğünden, Richard Ayoade ile çalışmak istediğinden ve kariyer planını küçük yaşta oluşturduğundan söz ediyor.
Metin fotoğrafçı, stilist ve saç-makyaj kredilerini de içeriyor (Fotoğrafçı: Lee Malone; Stilist: Farrah O’Connor; Saç ve makyaj: Nohelia Reyes). NME röportajı, Tharia'nın kişisel geçmişi, oyunculuk anlayışı, set deneyimleri ve gelecek projeleri hakkında ayrıntılı bilgi veriyor.



