Guardian muhabiri, sosyal medyada yayılan "yan gelir"/"passive income" içeriklerini kendi deneyimleriyle test etti ve bu içeriklerin sıkça abartılı vaatler sunduğunu, bazı başarı örnekleri olsa da genel yapının MLM benzeri ve yanıltıcı olduğunu tespit etti. Yaptığı denemelerde dijital şablon satışı, affiliate pazarlama ve benzeri yolları uyguladı; birkaç küçük satış dışında çoğunlukla az veya negatif kârla sonuçlandı.
Haberde anlatıldığı üzere son dönemde sosyal medyada sıkça görülen videolar, sıradan görünen kadınların evden birkaç saat çalışarak gelir elde ettiği iddiasını yayıyor; metinlerde "pasif gelir", "telefonla günlük kazanç" gibi vaatler öne çıkıyor. Guardian yazısına göre Instagram'da ekim ayı itibarıyla #sidehustle etiketiyle 8,5 milyon, #passiveincome etiketiyle 25,6 milyon gönderi bulunuyordu. Cornell Üniversitesi'nden Brooke Erin Duffy, bu söylemin "emek ile boş zamanın harmanı" olduğunu ve "pasif gelir" kavramının cazibesine vurgu yaptı.
Muhabirin koyduğu bazı kuralar vardı: yüzünü sosyal medyada paylaşmamak ve yapay zekâ kullanmamak. İlk denediği yöntemlerden biri Canva ile dijital şablonlar hazırlayıp Etsy'de satmaktı. Muhabir GirlyGirlStationery adını verdiği dükkanı açtı, parlak renkli bekâr partisi davetiyesi estetiğinde davetiye şablonları hazırladı ama tasarımda zorlandı ve platformda çok sayıda benzer ürünün olduğunu gördü. Bazı mağazalarda 2.200'ün üzerinde şablon vardı; muharririn yaptığı sekiz şablonun hazırlanması sekiz saat, düzeltmeler için ek beş saat sürdü.
Fiyatlandırma ve ücret yapısı da kârlılığı zorluyordu: her şablonu 2 dolardan listelemiş, mağaza açılışı için bir defaya mahsus 19 dolarlık ücret ödediğini, liste başına 0,20 dolarlık listeleme ücreti ve işlem/komisyon masraflarını hesaba katınca ilk satışından yaklaşık 1,25 dolar net gelir elde ettiğini ve ilk ayda yaklaşık 23,5 saatlik emek karşılığında net kârının eksi 32 sent olduğunu yazdı. Bu deneyim, pazarın doygunluğu ve alıcıların Canva Pro öğelerini indirmek zorunda kalması gibi sorunlarla birleşince iddiaların pratikteki karşılığının zayıf olduğunu gösterdi.
Yazar, bu hareketin çok sayıda içerik üreticinin birbirini takip eden kurs, ebook ve masterclass'larla para kazanma döngüsüne dönüştüğünü; bu ürünlerin genellikle daha pahalı up‑sell'lere yol açtığını ve ekosistemin yeni mikro‑influencerlar yarattığını gözlemledi. Hamline Üniversitesi'nden ekonomist Stacie Bosley, bu faaliyetlerin yüzeyde doğrudan bir MLM tanımına uymadığını, ancak pazarlama ve işe alım taktiklerinin piramitimsi psikolojiyi andırdığını belirtti. CUNY Queens College'dan Mara Einstein ise bu aktörlerin "rüyayı sattığını" söyledi.
Muhabir ayrıca affiliate (satış ortaklığı) pazarlamasını denedi; etkili olmak için takipçi veya trafik gerektiğini gördü. Pinterest üzerinde bazı pinler oluşturdu; örneğin bir light therapy maskesi için yapılan üç pin altı hafta içinde toplam 79 gösterim aldı ve satışa dönüşmedi. Bazı affiliate ağlarından reddedildi (örneğin FlexOffers) ve doğrudan marka başvuruları (Sephora aracılığıyla Rakuten Advertising üzerinden) sosyal medya politikası gerekçesiyle reddedildi. Bu deneyimler, influencerların "herkes yapabilir" söyleminin pratikte genellikle takipçi, güven veya pazarlama yeteneği gerektirdiğini ortaya koydu.
Haberde hem dolandırıcı uygulamalar hem de gerçek başarı örnekleri yer alıyor. Örneğin Tricia Orme (@mockupmama) üç yılda Etsy'de 146.578,22 dolar satış bildirmiş; AI tabanlı mockup'lar üreterek satışa sunmuş ve 300 civarında kişinin 150–250 dolarlık kursunu satın aldığını; yaklaşık 155 aktif öğrencinin aylık 19 dolar ödeyerek koçluk grubunda olduğunu yazı aktarıyor. Öte yandan Calgary'li içerik üreticisi Waleed Khan, "clipping" adı verilen yöntemde bir kişinin kullandırdığı siteyle bağlantılı olduğunu keşfetti ve web sitesi yaparak C$600 kazanmasının arkasında internet dışı gerçek dünya çabalarının olduğunu belirtti.
Yazarın altı aylık denemesinde beş farklı yan gelir girişimi başlattığı, sadece iki satış yaptığı ve Etsy ücretleri, Canva aboneliği ve diğer araçlar için 200 doların üzerinde harcama yaptığı belirtiliyor. Yazı, bazı insanların bu yöntemlerle başarıya ulaşabildiğini kabul ederken genel eğilimin algoritma, şans ve pazarlama becerisine bağlı olduğunu; bununla birlikte sosyal medyada yayılan vaatlerin çok sayıda kişiyi yanıltma potansiyeli taşıdığını ve pazarın yapay/tekrarlı içerikle dolduğunu vurguluyor. Sonuç olarak haber, bu alanın hem fırsat hem de risk barındırdığını, vaatlerin çoğunun herkes için geçerli veya kolay uygulanabilir olmadığını gösteriyor.



