Rebecca Ferguson, The Guardian için hazırladığı çalma listesinde çocukluğundan bugüne kendisini etkileyen şarkıları ve anılarını paylaştı. Röportajın ana ekseni, Ferguson’ın müzik zevkinin şekillenmesinden, sahne seçimlerine ve günlük ritüellerine kadar uzanıyor; ayrıca sanatçının yılbaşı döneminde The Hits adlı turnesinin 2-12 Aralık arasında gerçekleşeceği bilgisi de metinde yer alıyor.

Ferguson, müziğe ilk âşık olduğu anı annesinin sadece Hristiyan ilahileri dinletmesine bağlıyor; annesinin arkadaşı Jane’in getirdiği Whitney Houston ve Cher kasetiyle tanıştığını anlatıyor. "I Will Always Love You" şarkısı onun için dönüm noktası olmuş ve "İşte ben de bunu yapacağım" duygusunu uyandırmış.

İlk satın aldığı single'ı ise Corrs'ün "So Young"u; Liverpool'daki Walton Village'daki Sainsbury’s'ten aldığını, çocukluğunda müzik almanın büyük bir şey olduğunu ve radyoda duyduğu sesleri beğendiği için satın almaya karar verdiğini söylüyor.

Karaoke tercihi olarak Oasis'in "Wonderwall"ını gösteriyor ama itiraf ediyor: bunu genellikle sarhoşken kasıtlı olarak yanlış ve kötü söylüyor; performansı heyecanlı ama off‑key. Bunun neden böyle olduğunu kendisi de bilmiyor.

Ferguson, Beaches filminin bir fanatiği olduğunu; en iyi arkadaşıyla filmi defalarca izlediklerini ve Bette Midler'ın "The Glory of Love" ile "Wind Beneath My Wings" gibi parçaların sözlerini ezberlediğini, bu şarkıları söylerken nostalji hissettiğini anlatıyor.

Partiler için en iyi şarkı olarak Panjabi MC'nin "Mundian to Bach Ke"sini tavsiye ediyor; gecenin geç saatlerinde çalınması gerektiğini çünkü erken çalınırsa insanların buna hazır olmadığını belirtiyor. Ayrıca, Eiffel 65'in "Blue (Da Ba Dee)"sini gizlice sevdiğini ama partilerde çalmayı tercih etmediğini, bunun yerine bulaşık yıkarken çalabileceğini söylüyor.

Duygusal olarak kendisi üzerinde derin etkisi olmuş parçalar da var: gençken çok kötü hissettiği bir gün REM'in "Everybody Hurts" şarkısının onu kurtardığını, bu tür şarkıların hayatın zorluklarını hatırlattığını ve kalkıp devam etme hissi verdiğini aktarıyor. Hüzünlendiren başka bir parça ise Antony and the Johnsons'ın "Hope There's Someone"ı; şarkının anlatımı ve içindeki acının hep onu ağlattığını belirtiyor.

Sam Cooke'un "A Change Is Gonna Come" parçasını hayatını değiştiren şarkı olarak işaret ediyor; bunu ilk X Factor seçmelerinde söylediğini ve aslında hazırladığı ilk iki şarkıyı Simon Cowell'ın söylemesine izin vermediğini, bu nedenle bu şarkının duygusal olarak kendisi için daha anlamlı olduğunu anlatıyor.

Günlük motivasyon için U2'nun "Beautiful Day"ını sabahları yüksek sesle açtığını, cinsel ilişki için uygun olduğunu düşündüğü şarkının Beyoncé'den "Drunk in Love" olabileceğini söylüyor. Geleceğe yönelik, cenazesinde çalınmasını isteyeceği parçayı ise son dönemde dinlediği Hugel, Imael Angel ve Ultra Naté ortak yapımı "Movin' to the Sun" olarak ifade ediyor ve bunun morbide düşünceler uyandırdığını itiraf ediyor.

Röportaj, Ferguson'ın kişisel tercihleri ve anıları üzerinden çeşitli şarkı isimleri ve bağlamları veriyor; hem çocukluk anıları hem de sahne seçimine dair somut örnekler bulunuyor. Metin, sanatçının kendine özgü hikâyelerini ve belirgin şarkı seçimlerini içeriyor ve röportajın sonunda Ferguson'ın The Hits adlı yılbaşı turnesinin 2-12 Aralık tarihleri arasında gerçekleşeceği bildiriliyor.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön