The Guardian gazetesinin eleştirisinde, TS Eliot’ın Murder in the Cathedral eserinin St John the Divine kilisesinde sahnelenen, site-specific (mekâna özgü) yeni üretimi ve David Suchet’in Becket rolu üzerinde duruluyor; yazı bir eleştiri/yorum niteliğindedir ve gösterimin 7 Kasım’a kadar devam ettiği belirtiliyor.
Yazı, oyunun kökeni ve metnin bağlamına değinerek başlıyor: Murder in the Cathedral ilk kez 1935’te Canterbury Katedrali’nde oynanmış ve oyunun tarihsel merkezini 1170’te Thomas Becket’in II. Henry’nin şövalyeleri tarafından öldürülmesi teşkil ediyor. Güncel sahnelemenin kilise mekânına yakınlık ve dinsel tarihsel bağlama dayandığı vurgulanıyor.
St John the Divine’daki prodüksiyonun görsel düzeni hakkında ayrıntılar veriliyor: Becket rolündeki David Suchet, yaldızlı ruhban giysileriyle vaaz verirken kullanılıyor; kürsü, sunakta ve sıralar arasındaki mermer görünümlü yürüyüş yolunu çevreleyen onlarca mum ile vitrayların düşürdüğü gölgeler öne çıkar. Sahne tasarımı Rob Jones’a, ışık tasarımı Peter Mumford’a ait olarak aktarılıyor.
Eleştiride ayrıca, programda yer alan makalenin eski Canterbury Başpiskoposu Rowan Williams tarafından yazıldığı; bunun Eliot’ın 1930’lar İngiltere ve Almanya koşullarında din adamlarının siyasetle ilişkisindeki kaygılarını ele aldığı belirtiliyor. Yazı, oyunun politik ve dinsel sorgulamalarını bu çerçevede okuyor.
Metnin yapısal ve dramatik özellikleri de tartışılıyor: Eliot’un metni klasik bir Yunanca koro başlangıcıyla başlarken, sonunda postmodern bir kıvama ulaşan bir koda sahip olduğu; kadın korosunun Eliot’ın belirttiğinden daha kalabalık hale getirildiği ve bir toplum topluluğu (community ensemble) tarafından büyütüldüğü aktarılıyor. Eleştirmen, metinden doğrudan alıntılayarak (“Human kind cannot bear very much reality”) Eliot’ın Four Quartets ile kurduğu bağı hatırlatıyor.
Yapımda dört öldürücü şövalyenin aynı zamanda tempter (kışkırtıcı) figürlerini de oynadıkları, bu oyuncuların Jyuddah Jaymes, Ben Caplan, Nick Sampson ve David Yelland olduğu belirtiliyor; sahneleme bu dört ismi Pintervari bir ağırlıkla siyah deri ceketler ve polo kazaklarla sunuyor. Eleştiri, kadın koro vokalizasyonlarının besteci Orlando Gough tarafından müzikleştirilmesinin bazı şiirsel satırları örttüğünü ifade ediyor.
Eliot’un düzyazıdan çok metin için yazıldığı, beş oyunundan yalnızca Murder in the Cathedral’ın düzenli olarak sahnelenmeye devam ettiği ve Becket rolünün oyuncu için ritmik zorluklar taşıdığı vurgulanıyor. Eleştirmen, uzun bölümlerde karakterin minimal tepkilerinden sonra gelen altı sayfaya varan kesintisiz konuşma dönemini ve Suchet’in titiz oyunculuğunu öne çıkarıyor; Suchet’in her jesti ve hecesi dikkatle işleyerek Becket’in karar verme sürecini gösterdiği ve Noel Günü vaazındaki teslimiyet anını Shakespeareyen bir soluoyla kıyaslanır biçimde netleştirdiği kaydediliyor.
Yazı, Eliot’un dini dönüşümü ve oyun aracılığıyla inanç ile fanatizm arasındaki gerilimi sorguladığı yorumunu da içeriyor ve eleştirmenin kapanışında, kiliselerin böyle dramatik ve atmosferik olmasının güncel azalan cemaat kaygılarını hafifletebileceğine dair bir gözlem aktarılıyor. Haber metninde bu değerlendirmelerin bir eleştiri/yorum çerçevesinde yapıldığı açıkça belirtilmiştir.



