Ghosts dizisinin televizyondaki finalinin ardından ekip, diziyi sinemaya taşıyan yeni film Ghosts: The Possession of Button House ile geri döndü. Dizinin son bölümünün kapanış hissi ve oyuncu-ekip duygusunun ardından yaratıcılar başlangıçta geri dönme niyetinde olmadıklarını söylese de proje, Monumental'dan Alison Carpenter'ın finansman fırsatı önerisiyle masaya geldi. Yapımcı ve oyuncu kadrosundan alıntılar, son günde herkesin ağladığını ve başlangıçta projeye sıcak bakılmadığını ortaya koyuyor.

Mathew Baynton, ekibin diziyi bitirme kararıyla “gerçekten geri dönmeyi düşünmüyorduk” dediğini aktarırken; Lolly Adefope bitişin kendisini üzdüğünü, Simon Hynd ise oyuncuların bazılarında pişmanlık ifadeleri gördüğünü anlatıyor. Yine de yapımcı Carpenter sonunda ekibi bir araya getirip filmin finansmanını tartışmaya ikna ediyor ve ekip konuyu konuşup taşımaya karar veriyor.

Yapım sürecinde ilk çekincelerden biri filmin sadece 90 dakikalık bir dizi bölümü gibi hissettirilme riskiydi; Laurence Rickard bunu “Please Sir! The Movie” benzetmesiyle ifade ediyor. Ancak ekip, ne istemediklerini ve filmin sinema formunda ne olması gerektiğini konuşarak kısa sürede bir fikir üzerinde uzlaşıyor: "ele geçirme" (possession) konsepti, bir hayaletin konuktan çıkıp dışarı çıkmasına izin veriyordu ve böylece sinematik bir tehdidin zemini oluştu.

Film, Ghosts'ın alışık olunan absürtlüğünü ve duygusal notlarını taşıyor; metinde bir Ouija tahtasının Brexit çıkışlı bir kelimeyle sahneye girmesi ve bir scotch egg sahnesinin duygusal etkisinden söz ediliyor. Yaratıcılar, possession fikrinin beden değişimi/karışımı çağrıştırdığını, bunun Big filmini; ruhun solması fikrinin Back to the Future'ı; ev kırmacı çocuk grubunun varlığının ise The Goonies'i hatırlattığını belirtiyor.

Filmin kurgusu, dizideki çoklu anlatı örüntüsünü büyüterek sürdürmek üzere tasarlanmış; Baynton, dizideki kısa çoklu öykü öğelerinin film yazımında da benimsendiğini söylüyor. Alison ve kocası Mike (Kiell Smith-Bynoe) Button House dışında yaşamalarına rağmen filmde hikâyeye dahil oluyor; Smith-Bynoe Mike'ın bu filmde kendini kanıtlama şansı bulduğunu ve bu durumun kendisi için iyi hissettirdiğini ifade ediyor. Filmdeki dorukta kimi karakterlerin bir anda somutlaşıp yok olması, Mike için oyunculuk açısından ekstra zorluklar doğurmuş ve Smith-Bynoe hangi karakterleri kimin görebildiğini sahnede sıklıkla sormak zorunda kaldığını anlatıyor.

Yapıma yeni katılan oyuncular arasında çocuk oyuncular var; Scott Ellis Watson'ın performansı, özellikle ölü orta yaşlı bir Tory milletvekilinin taklitini ustaca yapmasıyla öne çıkıyor. Adefope, genç oyuncularla çalışmaktan keyif aldığını, kendisini ekibin “Gen Z” üyesi olarak gördüğünü ve Scott ile TikTok ve meme konuştuğunu söylüyor; Rickard ise Adefope'yi “çocuk fısıldayıcısı” olarak nitelendiriyor.

Filmin senaryo kredisi altı yaratıcıya birlikte yazılmış olarak düşülmüş; Baynton süreci ekiplerin zamanlamasına göre değişen küçük gruplarla çalışmalar şeklinde açıkladığını, eksik olanın geri döndüğünde taze bir bakış açısı sunduğunu belirtiyor. Ekip üyeleri birbirlerini Horrible Histories'den beri tanıyor ve uzun süre birlikte çalışma geçmişleri ekip içi dinamizmi etkiliyor; Rickard, dizinin bitmesinin ardından ilk yıl içinde birlikte bir şey yapmamış olmanın boşluğunu hissettiğini anlatıyor.

Geleceğe dair sorulduğunda Baynton gizli bir projenin olmadığını, ancak “birileri ödeme yaparsa birlikte çalışmayı sevdiklerini” söylediğini belirtiyor. Rickard ise filmin büyük bir veda şarkısı gibi hissettirdiğini ama bunun kesin bir son anlamına gelip gelmediğinin söylenemeyeceğini ekliyor; ayrıca Rickard, Robin karakterinin (caveman) spin-off fikrini esprili bir ihtimal olarak gündeme getiriyor ve hayaletlerin yaşlanamayacağına, Baynton'ın ise Thomas rolünü oynamakta kendini giderek daha yaşlı hissettiğine dair yorumları metinde yer alıyor.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön