Sandra Hüller, 2026 yılında tek başına dört yüksek profilli filmle dikkat çeken bir yıl geçiriyor ve hatta beşinci bir filmin varlığı güçlü bir söylenti olarak gündemde; Guardian ile yaptığı röportajda bu yoğun dönem ve özellikle Paweł Pawlikowski imzalı Fatherland ile ilgili duygusal anları konuşurken gözyaşlarına hakim olamadı. Röportajın ilk anı, Hüller’in Fatherland’in taşıdığı siyasi fikir ve Doğu Almanya belleği üzerine sarf ettiği sözler ve filmin onun için ne kadar kişisel olduğu oldu.

Fatherland’de Alman entelektüel Erika Mann’ı canlandıran Hüller, filmin Nazi geçmişinin gölgesini taşıdığını ve Doğu Almanya doğumlu olması nedeniyle bu yapımın doğudan gelen bir yas taşıdığını söyledi. Yönetmen Pawlikowski’ye bu siyasi fikre yer verdiği için minnet duyduğunu belirtirken “sosyalist fikir”in Almanya’da yaşamadığını ama yeniden düşünülmeye açık olduğunu ifade etti; bu esnada sesinin çatladığını ve ağladığını aktardı.

Röportajda AfD’ye de değinen Hüller, Fatherland bağlamında yükselen sağın tehlikesine işaret etti: “Faşizm bir gecede gelmez. Küçük dozlarla buraya girer.” Soruya daha iş odaklı bir tonla yanıt verdi ve bununla ilgili ne yapılması gerektiğinin önemini vurguladı.

Kişisel yaşamına ilişkin detaylarda Hüller, Leipzig’de yaşadığını, Farn Kollektiv adlı deneysel tiyatro grubunun kurucularından olduğunu ve 48 yaşında, ergenlik çağında bir kızı olan politik olarak ilgili bir anne olduğunu paylaştı. Röportaj sırasında kendi nüktedanlığı da ortaya çıktı; güvenli bir sürüş kaydına atıfla “Sandra Hüller – temiz ehliyet” başlığını önerdi.

Son yıllardaki sinema yükselişi ve ödül tartışmaları da konuşmanın odağındaydı. Hüller, 2024’te The Zone of Interest ve Anatomy of a Fall’daki rolleriyle dikkat çekmiş; Anatomy of a Fall onu Oscar adaylığına götürmüştü. Project Hail Mary ise gişede büyük başarı elde etti ve haberde filmin 684 milyon dolarlık bir hasılatı olduğu anılıyor. Ayrıca Digger ve Rose gibi çok farklı tonlardaki işler de bu yoğun yılın parçaları.

Hollywood setleri ve Project Hail Mary

Project Hail Mary’de Ryan Gosling’in karşısında görev odaklı Eva Stratt karakterini oynayan Hüller, filmin yönetmenleri Phil Lord ve Christopher Miller’ın sette havayı hafiflettiğini, oyuncuların oynaması ve eğlenmesi için ortam yarattıklarını anlattı. Hüller, blokbaster ortamında yapımcıların yıldızların nerede olduğunu bilmek istemesine şaşırdığını; kendisinin neredeyse asistanı dahi olmadığını, gerektiğinde tuvalete saklanarak rahat ettiğini söyledi. Ayrıca bu filmdeki performansının bazı izleyicileri rahatsız etmiş olabileceğine dair gözlemlerini paylaştı: “Bir kadının yönetmesi garip hissettirebilir.”

Digger konusunda Hüller, Alejandro González Iñárritu yönetmenliğindeki filmin sert eleştiriler aldığını ve gişede başarısız olduğunu kabul etti; yapımın politik yönü nedeniyle tepkilerin beklenenin ötesinde sert olduğunu söyledi. Kendi rolünün filmde zayıf kaldığını düşündüğünü ima etti ve rolünün kesildiği söylentilerine dolaylı olarak atıfta bulunarak bu konuda net bilgi vermek için Iñárritu ile konuşulması gerektiğini belirtti.

Marvel söylentisi ve Rose

Hüller’in yılını olası bir beşinci film tamamlayabilir: Marvel’ın yeniden başlatması olarak anılan Avengers: Doomsday’e katılmış olabileceği güçlü bir söylenti var; Guardian röportajı bunun kesin olmadığını, Hüller’in de “belki var belki yok” anlamında yanıt verdiğini aktarıyor. Marvel setlerinin “garip bir eşitlikçi ruhu” olduğuna dair duyumlardan memnun olduğunu, bol paranın güç suistimaline yol açmak zorunda olmadığını düşünmenin güzel olacağını söyledi.

Rose adlı diğer bir filmin ise 17. yüzyıl masalı tarzında, siyah-beyaz bir yapım olduğu; Hüller’in bu filmde erkek kılığına giren bir savaş gazisini oynadığı ve rol için erkek davranışlarını yakından izlediğini anlattığı metinde yer alıyor. Film Saxony-Anhalt’ta çekildi; röportajda bu bölgenin yakın zamanda bir siyasi parti tarafından kazanıldığına dair atıf bulunuyor ve Hüller bunun bağlamına değiniyor. Rol hazırlığında erkek davranışlarını izleyince, kadın olarak bir odaya girerken nadiren bunun bir savaş alanı olduğunu düşündüğünü, erkek davranışının çoğunlukla “düşman nerede, onu nasıl yenebilirim” sorusuyla ilişkili olduğunu gözlemlediğini aktardı.

Son olarak sahneye dönüş ve kariyer planlarından söz eden Hüller, tiyatro sahnesindeki profilini şimdilik ön planda tutmaya devam etmek istediğini ama şöhretin sahne yaşamını zorlaştırdığını belirtti. Ensemble içinde tek kişiye yoğunlaşılmasından hoşlanmadığını, bu yüzden Farn için iki yeni oyunu yönetmenlik yaparak sahneye farklı bir katkı sunacağını ve bunun kendisi için keyifli bir süreç olduğunu söyledi. Röportajın kapanışında, gazetecinin yazacağı metni merak ettiğini, Almanya’da röportajların taslağa not verilerek ilerlediğini söyledi; Guardian’da bunun uygulanmadığını bildiğini ama çok fazla değişiklik yapmadığını ekledi.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön