İngiliz kulüp ortamında, DJ Jane Fitz’in Houghton festivali öncesi Instagram’dan yaptığı “DJ setleri sırasında çok konuşulmasını bırakın” çağrısı bir tartışmayı alevlendirdi. Fitz, paylaşımlarının saygılı olduğunu ve amacının insanları eğlencelerini engellemek değil, daha iyi bir gece sağlamak olduğunu söylüyor; çağrı kısa sürede destek ve sert tepki aldı. Bazıları bilet almanın istediklerini yapma hakkı verdiğini savunurken, Fitz “fun police” olmakla suçlandı.

Tartışma daha geniş kaygılara bağlandı: bazı DJ’ler ve kulüp müdavimleri telefonlarla kayıt yapan pasif izleyicilerden, TikTok etkisinden ve uyuşturucu kullanımındaki değişimlerden şikâyet ediyor. Makalede Charli XCX’in Rock Music şarkısındaki “I think the dancefloor is dead” sözü hatırlatılarak, dans pistinin “ölmüş” olabileceği endişesi aktarılıyor; TikTok’la öne çıkan DJ’lerin ekran aracılığıyla tüketilen bir deneyim getirdiği, izleyicilerin DJ’i veya görselleri kaydederken hareketsiz kaldığı belirtiliyor. Ayrıca kulüplere gitme maliyetinin yükselmesi sebebiyle genç ve enerjik kitlelerin dışlanması endişesi de tartışmaya dahil ediliyor.

Mekana bağlı sorunlar da vurgulanıyor: son yıllarda amaçlı kulüplerin azlığı ve depo, kemer altı gibi tek odalı mekanların yaygınlaşması nedeniyle bar alanları ve 90’ların chill-out oda konseptinin kaybolması, insanların konuşmak için çoğunlukla sigara alanına yönelmesine yol açıyor. Sober-friendly Good As You partisinin organizatörü Josh Aitman, bazen partilerin o kadar dolu olduğunu, dans etmek istediğinde bile bakışlar aldığına dikkat çekiyor.

Yaz boyunca dans pistlerinde dağıtılan kartlar da olaya somut bir tepki olarak yer aldı. Houghton’da dağıtılan kartlardan birinin ön yüzünde “The Dance Floor Is For Dancing / Please take your conversation to the back” yazarken arkası bir EQ eğrisi diyagramı içeriyordu; inisiyatifi başlatanlardan Paul M, dans müziğinin bas ağırlıklı olduğunu ve üst frekanslarda konuşmaların kolaylıkla kulak kesildiğini belirtiyor. Paul’un gözlemi arasında, uzun süren gündelik konuşmalar yüzünden bekledikleri DJ performanslarından mahrum kalan izleyiciler olduğu; bir başka kişi “Stop Talking” yazılı kartlar dağıttığını söylüyor.

Bu yaklaşıma karşı çıkanlar da var. Disco Disco’nun yerleşik DJ’si James Ronald (Hot Cross Fun), Fitz’e yanıt niteliğinde “Please Talk on the Dancefloor” başlıklı bir gönderi paylaştı ve dans pistinin insanlar için iletişim kurma mekânı olduğunu savundu. Londra’nın queer kulüp tarihini yazan DJ Dan Beaumont ise dedikodunun kulüpleri bir arada tutan bir unsur olduğunu, konuşanlar ve dans edenler arasında bir denge gerektiğini söylüyor; toplumun yalnızca tek tip davranışı dayatmasının kulüp kültürünü zayıflatacağına dair görüşleri aktarılıyor.

Mekan yönetimlerinin yönlendirme denemeleri de gündemde: güney Londra’da 150 kapasiteli DIY kulüp Gaffe, şaka yollu olsa da “Dancing” ve “Yapping” yön gösteren iki ok içeren bir işaretle uzun sohbetlerin dans pistinin dışına alınmasını istiyor; Gaffe’ın kurucusu Luca Marchal bunun hem dostça hem pratik bir düzenleme olduğunu belirtiyor. Ayrıca İngiltere’de bazı kulüpler dans pistinde telefon yasağı uygulamalarına başladı; bunun örneklerinden biri Manchester’daki Amber olarak veriliyor ve Amber’ın “sıfır tolerans” politikası övülüyor. 2022’de Fabric’de Michael Peacock’un dans ederken çekilen ve alaycı paylaşılan bir videonun yarattığı tepki de telefon tartışmasını tetikleyen olaylar arasında sayılıyor; Peacock o dönemden beri kulüplerde daha az telefon kullanımını teşvik ediyor.

Uygulama örnekleri arasında Sheffield’daki DIY mekân Plot 22’nin girişte telefon kameralarının üzerine sticker koyması ve kuralı ihlal edenlere çalışanların müdahale etmesi bulunuyor; mekan yönetimi, küçük ve samimi alanlarda tek bir kişinin flaşla veya çekimle ortamı bozabileceğini söylüyor. Tartışmada ayrıca uyuşturucu kullanımındaki değişimlerin de dans pisti dinamiklerini etkilediği vurgulanıyor: ketaminin ayrışma yaratan etkisi, kokainin fiyat düşüşüyle yayılması ve bireyselleştirici etkisinden şikâyetler, ve son dönemde mantar kullanımının getirdiği birliktelik, sıcaklık ve gülümseme örnekleri makalede DJ’lerin tanıklıklarıyla yer alıyor. Luke Una isimli bir DJ, mantar kullanımının parti atmosferinde belirgin bir olumlu fark yarattığını gözlemlediğini anlatırken, ketaminin “çok tekil” bir deneyim sunduğunu, bir anın bile ortak deneyimi kopardığını aktarıyor.

Makalede tartışmanın iki taraflı, çözümünün zor olduğu ve mekan, kültür ve bireysel davranışların kesişiminde sürdüğü vurgulanıyor. Jane Fitz, tartışmanın başlatılmasının olumlu olduğunu ve bazı yerlerde insanların şarkıların breakdown anlarında dinlemeyi tercih etmeye başladığını söylediğini aktarırken; Luke Una ise partilerin yine de kolektif bir geri dönüş sergileyebileceğine dair umutlu olduğunu belirtiyor. Haber, kulüp içi davranış beklentilerinin, mekân uygulamalarının ve uyuşturucu/teknoloji etkilerinin dans pistlerinin canlılığı üzerindeki tartışmasını ayrıntılı şekilde aktarıyor.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön