Siobhán McSweeney, Guardian’ın yemek podcasti Comfort Eating’in yeni sunucusu olarak Grace Dent’in yerini alıyor; röportajda hem işe neden kabul ettiğini hem de yemek ve bedenle ilgili görüşlerini ayrıntılı biçimde anlattı.
Röportaj, McSweeney’nin yanında getirdiği Tayto cipsleri, Cadbury Dairy Milk parçaları ve Guinness kutuları eşliğinde başladığı eğlenceli atıştırma talimatıyla açılıyor: cips, çikolata ve Guinness’i aynı anda ağza alıp hafifçe çalkalamak gerektiğini anlatıyor ve “Don’t swallow!” diye bağırarak sohbet sırasında kendine has bir tadım yöntemi öğretiyor. Podcast’i kabul etme sebeplerinden birinin de yemekten açıkça zevk almanın, özellikle “stick‑thin” olmayan bir kadın için kışkırtıcı olduğunu söylemesi olduğu vurgulanıyor; McSweeney bunu “Being a delicious fatty” diye özetliyor.
McSweeney, 2018’de Derry Girls ile geniş kitlelerin dikkatini çekti; dizideki rahibe Sister Michael rolüyle Bafta kazandı ve röportajda Martin Scorsese’nin diziyi överken yaptığı coşkulu jest de anekdot olarak yer alıyor. Oyunculuk dışında sunuculuk da yapan McSweeney, röportaj boyunca hem sahne hem de ekran kariyerine dair deneyimlerinden örnekler verdi.
Tiyatro ve televizyon rollerinde sıklıkla “hafif tehditkar” kadınları canlandırdığını söyleyen McSweeney, Amandaland’daki Della Fry karakteri, The Traitors Ireland’ı sunması ve The Great Pottery Throw Down’daki sunuculuğu gibi işler hakkında konuştu; ayrıca Comfort Eating’in görünür bir şekilde yemekten zevk almanın provokatif bir eylem olduğunu gösterme imkanı sunduğunu belirtti.
Beden ve görünüşle ilgili sektör baskılarını da açıkça konuştu: ajanslar, kast direktörleri ve eğitmenlerin kendisine hep kilo vermesini söylediklerini; drama okulundaki diğer öğrencilerin de aç kaldığını anlattı. 2023’teki çevrim içi eleştiriler ardından attığı bir tweet’i hatırlayarak kendine güvenini vurguladı: “I’m really lovely. I like my hair. And I like food. And I’m not sorry I’m loud...” şeklinde özetlediği yanıtını paylaştı ve çevrim içi tacizin artık botlar nedeniyle samimiyetsizleştiğini söyledi.
Aile yaşamı ve erken yıllarıyla ilgili detaylar da metinde yer alıyor: County Cork’ta büyüdüğünü, annesinin ev yapımı sodalı ekmek ve pastalar yaparak geçim sağladığını anlattı; gençlikte oyuncu olma arzusunu ve ebeveynlerinin oyunculuk yerine daha “güvenli” bir meslek istemesini aktardı. Oyunculuk yolundaki zorlukları, çeşitli geçici işlerde çalıştığını ve kariyerine geç başlamasını farklı bir avantaj olarak gördüğünü belirtti.
Kariyerin ekonomik yönlerine de değinen McSweeney, Derry Girls’in Netflix’e satışı üzerinden elde edilen gelirden kendilerine neredeyse bir şey düşmediğini söyleyerek “I think I got 40 quid” gibi ifade etti; metinde ayrıca dizinin Netflix’te toplam 17.3m saat izlendiği ve Bafta kabul konuşmasının YouTube’da 467,000 kez görüntülendiği bilgileri kaynak metinden aktarıyor. 2024 yapımı kısa filmi Spud’un babasının ölümüyle ilgili kişisel deneyimlerinden beslendiğini ve filmdeki bazı sahnelerin hayatından izler taşıdığını anlattı.
Kişisel zorluklar kronolojisi de yer alıyor: 2018’de babasının ölümü, sonrasında ailenin kayıpları, 2019’da Londra’daki dairesinin bir prize bağlı arızadan dolayı yanması ve 2021’de bir dizi çekimi sırasında kırılan bacağının neredeyse ampütasyon gerektirecek kadar ciddi olması gibi yaşadığı sıkıntılar aktarılıyor. Bu dönemlerde arkadaşlarının desteğinin kendisi için belirleyici olduğunu, arkadaşlıkların dayanıklılığını vurguladı.
Röportajın sonunda McSweeney, Londra’da tek başına yaşadığını, sıklıkla kendine yemek yaptığını (kemik suyu, ramen, neredeyse siyahlaşana kadar kızarmış beyaz ekmek ve kalın dilimlenmiş Kerrygold tereyağı gibi tercihleri) ve yakında fırından sıcak sodalı ekmek almayı planladığını söylüyor; son söz olarak bu ekmeği “sirk yaparak kazandığı parayla” alacağını belirtti.



