Long Island’daki mutfağından görüntülü konuşan 80 yaşındaki besteci Jimmy Webb, Oklahoma’nın ıssız yollarından doğan Wichita Lineman ilhamını anlatarak röportaja başlıyor. Webb, telefonda konuşan bir telgrafçıyı gördüğünü ve onun yalnızlığının şarkının çekirdeğini oluşturduğunu söylüyor; şarkının anlamına dair yanlış yorumlara da gülüyor, örneğin bir dinleyenin ‘‘lineman’’ı bir futbol oyuncusu sandığını aktarıyor.
Webb, Glen Campbell için yazdığı Wichita Lineman, By the Time I Get to Phoenix, Galveston ve MacArthur Park gibi 1960’lar klâsiklerinin yazarlarından biri. Bu yıl Nick Cave ile Flea’ın Wichita Lineman yorumu kaydedilmesi, Guns N’ Roses’ın parçayı canlı çalması ve Kendrick Lamar’ın MacArthur Park’ın caz versiyonunu örnekleyen TV Off adlı şarkısının en iyi rap şarkı ödülünü kazanmasının ardından Webb’in 2026 ödüllerine adı karışması, bestecinin müziğinin güncel kalışına işaret ediyor.
Webb yeni, yıldız konuklu bir albüm çıkardı: Yours for the Taking: The Found Songs of Jimmy Webb. Yapımcılığını Fred Mollin’in üstlendiği albüm, 13 yıl aradan sonra yayımlanan ve Webb’in daha önce yayımlanmamış veya yarım kalmış şarkılarından oluşuyor. Webb, bir zamanlar ‘‘haftada üç-dört şarkı yazarken’’ bazı eserlerin geride kaldığını, pazardaki baskının da bunun nedenlerinden biri olduğunu söylüyor ve bu kayıp şarkıların artık tekrar ele alınarak iyileştirildiğini anlatıyor.
Albümdeki parçalardan I Miss the Mistakes’ın Dolly Parton için düşünüldüğünü, Graham Nash ile söylediği Winter Clothes’ın ise aslen Frank Sinatra için yazıldığını aktarıyor. Sinatra ile anısını hatırlarken Webb, Sinatra’nın sigara ve viski içtiğini, ‘‘bu şarkı henüz pişmemiş’’ diye tebessümle geri bildirim verdiğini anlatıyor; Webb de yıllar sonra şarkıyı ‘‘pişirip’’ albüme koyduğunu ifade ediyor.
Webb’in kariyeri kilise için yazmakla başladı; genç yaşta Motown’da çalıştıktan sonra Glen Campbell’la yolları kesişti. By the Time I Get to Phoenix’ın bir milyon kopya satması ve Campbell’ın ardından gelen taleplerin Webb’i hızla yaratıcılığın içine ittiğini paylaşıyor. Wichita Lineman’ı tamamlanmadan kaydeden Campbell’la ilişkinin, Webb’in Campbell’ın favori bestecisi olarak anılmasını pekiştirdiğini söylüyor. Galveston ise Vietnam Savaşı döneminin etkilerini taşıyan bir anti-savaş şarkısı olarak anılıyor.
Webb, şarkı yazma sürecini sinemacı bakışıyla açıklıyor; filmleri izlemeyi, film yönetmeni olmayı istemesini ve bu yüzden film müzikleri yazmasının doğal olduğunu belirtiyor. Songwriters Hall of Fame’de Billy Joel’in Wichita Lineman’ı çözümlerken ‘‘sıradan bir adamın olağanüstü düşünceleri’’ne değinmesini duygulandırdığını belirtiyor ve besteciliğin yaralarını, duygusallığını vurguluyor.
Kişisel anekdotlar da röportajın önemli bölümünü oluşturuyor: Webb, Richard Harris ile dostluğunu, İrlanda’daki gezilerini ve Harris’in içki maceralarını anlatıyor; bir keresinde Harris’in Belgravia’daki dairesinde çok içtikten sonra kıyafetlerini çıkardığını ve taksiyle eve döndüğünü anlatıyor. Harry Nilsson ile yakın arkadaşlığı ve John Lennon’ın ‘‘lost weekend’’ dönemine değinen anıları da yer alıyor. Webb, bu devasa figürlerin çoğunu hayatta görememenin hüznünü aktarıyor.
Kendisi 2002’den beri ayık olduğunu, yine de bir Guinness’in kokusunu sevdiğini söylüyor; geçmişte sahneye çıkmadan önce Jack Daniel’s içtiğini, son 24 yıldır ise ayık performanslar sergilediğini belirtiyor. Yaşlanmanın beraberinde getirdiği rahatlamayı, artık ne düşünecekleri konusunda daha az kaygılandığını ve sesinden gurur duyduğunu ifade ediyor.
Webb, sahneye devam etmekte kararlı; Art Garfunkel’in Royal Albert Hall’da sahne almasını örnek alarak tur yapmaya devam ettiğini, yeni albümün 80 yaşında da hâlâ insani duyguların, sevginin ve gelecek kuşakların sıkıntılarına duyarlılığın gösterilebileceğini işaret etmek istediğini söylüyor. Ayrıca yeni bir albüm daha için şarkılar yazdığını ekliyor; ‘‘80 olmak kömür yığınları gibi oturmak demek değil’’ diyor ve üretmeye devam ediyor.



