Cynthia Erivo yeni filmi Prima Facie'yi tanıtmak için Londra'da konuşurken, filmin merkezindeki ana meselenin cinsel saldırı davalarında adalet ve rıza tanımı olduğunu vurguladı. Erivo, Suzie Miller'ın tek kişilik oyunundan uyarlanan yapıda yükselen bir avukat olan Tessa'yı canlandırıyor; filmde Tessa'nın savunduğu erkeklere karşı kurduğu hukuki taktikların, kendi uğradığı saldırı sonrası nasıl tersine döndüğü ve İngiliz adalet sisteminin kadınlar için ne kadar sert olabildiği anlatılıyor. Erivo, filmin hâkimler ve avukatlar tarafından izlendiğini, amacının toplumda ve hukuk çevrelerinde rıza üzerine yeni bir tartışma başlatmak olduğunu söyledi.

Oyunda Tessa bir süre erkeklerin savunuculuğunu yaparken, meslek hayatının merkezinde kurulan tekniklerin kurbanlar açısından ne kadar yıkıcı olduğunu fark ediyor. Erivo, travmatik olayların ayrıntılı recall edilmesinin neredeyse imkânsız olduğunu; Tessa'nın bunu kendi başına yaşayınca daha iyi anladığını belirtti. Haber metninde Rape Crisis verilerine atıfla, kadınların cinsel saldırıya uğrama olasılığı ve bildirilen vakaların yalnızca küçük bir kısmının suçlamaya dönüştüğü not ediliyor.

Oyunun yazarı ve eski bir avukat olan Suzie Miller, hikâyeyi esas olarak cinsel saldırı davası yürütmenin ne kadar zor olduğunun farkına varmasından esinlenerek yazdı; Erivo bu bağlamda karakterin adalet sistemindeki ters yüz oluşunu ve mağduriyetin nasıl görünmezleştirildiğini sahneye taşıdıklarını söyledi. Erivo, Tessa'nın başkasından beklediği zihinsel recall gerekliliklerinin, kurban olunca ne kadar gerçek dışı olduğunu anladığını dile getirdi.

Erivo, rıza konusundaki görüşünü açıkça ifade etti: "Bir kişi bilinçli değilse veya 'evet' diyebilecek kadar bilinçli değilse, evet dememiş sayılır." Ayrıca, ses dilinden veya beden dilinden 'evet' çıkmıyorsa bunun rıza anlamına gelmeyeceğini vurguladı. Filmdeki merkezî ikilemin hem yasal süreçleri hem de toplumsal rıza algısını eşzamanlı sorgulamak olduğunu belirtti.

Kariyerine dair söyleşide Erivo, Royal Academy of Dramatic Art'taki (RADA) yıllarından ve oradaki mali zorluklardan söz etti; okuldayken birden fazla işi aynı anda yürütmek zorunda kaldığını, bir dönem Westlife ile verilecek bir geri vokal işini okul izin vermediği için kabul edemediğini anlattı. Erivo, 2024'ten beri RADA'da vice-president olarak görev yaptığını; kurumun yetenekli ama ekonomik kaynaklardan yoksun öğrenciler için daha erişilebilir olması gerektiğini savundu.

Sahne ve sinema geçmişine de değinen Erivo, Broadway'de The Color Purple ile kariyerinin dönüştüğünü; Steve McQueen imzalı Widows ile sinema dünyasında dikkat çektiğini, ardından Aretha Franklin ve Harriet Tubman canlandırmalarıyla büyük rollere geldiğini anlattı. Tubman rolü çevresinde kendisine yöneltilen eleştirilerin kendisini üzdüğünü, ırk ve aidiyet tartışmalarına empatiyle baktığını ama aynı zamanda bu tartışmaların çözüme ulaşması gerektiğini ifade etti.

Wicked: For Good filminin getirdiği şöhret dalgası ve Ariana Grande ile kurduğu samimiyetin sosyal medyada çeşitli spekülasyonlara yol açtığını; Singapur'daki kırmızı halıda bir şakacının Grande'a doğru atlaması üzerine müdahale ettiğini, bunun ardından kendisinin 'koruyucu' ya da 'bodyguard' olarak tasvir edilmesinin hem cinsiyetçi hem de ırksal örtülü bir tepki içerdiğini söyledi. Erivo, böyle anlarda insanî reflekslerin ötekileştirilmesine tepki gösterdiğini ve bu tür yorumların haksız olduğunu belirtti.

Röportaj boyunca Erivo'nun disiplinli yaşam tarzı, maraton koşuları, sahne performansları (Dracula'da 23 rolü üstlenmesi gibi) ve yakın zamanda SNL UK'de konuk sunuculuk yapacak olması gibi detaylar da aktarıldı; Erivo, sınırları zorlamaktan, farklı alanlarda çalışmaktan çekinmediğini ve bu sınırları zorlamanın beraberinde zorluk getireceğini söyledi. Filmle birlikte adalet, rıza ve travma anlatılarının daha geniş bir kamuoyuyla tartışılmasını umduğunu ifade etti.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön