1974’te kurulan ve kısa süre içinde sahnede, kayıtta ve turnede kendini adayan üçlü The Nerves’in hikâyesi, grubun kendi şansını yaratma çabası, Blondie’nin ‘Hanging on the Telephone’ yorumu ve şimdi ortaya çıkan arşiv materyalleri etrafında yeniden gündeme geliyor. Kaynaklar, grubun göz ardı edilmesinin ardından Blondie versiyonunun onları tarih sahnesinden siler gibi olduğunu ve yeni bir antolojinin bu durumu düzeltebileceğini belirtiyor.
Jack Lee (gitar, vokal), Peter Case (bas, vokal) ve Paul Collins (davul, vokal) 1974’te bir araya geldi; kuru melodiler, dikkat çeken görünüm ve yorulmak bilmeyen çalışma disipliniyle kısa şarkılara büyük fikirler sıkıştırmayı hedeflediler. Punk’tan çok uzak olmamakla birlikte “power pop” tanımını reddeden grup, kendi EP’sini bastı ve Devo ile Ramones gibi isimlerle sahneyi paylaştıkları zorlu bir ulusal turneye çıktı.
Üçlünün başlangıç yılları sokakta çalmak, sıkı prova ve mütevazı yaşam koşularıyla geçti: Case’in otostopla San Francisco’ya gidip sokakta blues ve country çalarak para kazanması; Collins’in Juilliard’ı bırakarak 18 yaşında batıya gitmesi ve grubun üç katlı bir pansiyonda günde 16 saate varan prova maratonları yapması kaynakta anlatılanlar arasında. Collins, provaların “kamp gibiydi” olduğunu, davul ciltten kan bulaştığını söyleyerek yoğunluğu vurguluyor.
Ancak endüstriden kabullenme gelmeyince, grup için umutlar tükenmeye başladı. Lee’nin neredeyse ölümle sonuçlanan bıçaklanma olayı sonrası grup Los Angeles’a taşındı; burada Kim Fowley ve Rodney Bingenheimer gibi figürlerle temas kurdular ve Germs ile Weirdos için ilk etkinlikleri organize ettiler. Yine de sahnede birlikte oldukları pek çok grubun onlardan daha hızlı popülerleşmesi acı bir gerçekle yüzleştirdi.
1977’de düzenledikleri 71 günlük, 39 konser ve 16 şehirlik ulusal turne sırasında The Nerves Ramones, Dead Boys ve Cheap Trick ile karşılaştı; Ramones’le paylaşım ve iş ahlakı hatıraları kaynakta yer alıyor. Uzun yol, kısıtlı destek ve sektörün ilgisizliği grubun dağılmasına yol açtı; 1978’de Nerves sonlandı, üyeler sonraki yıllarda farklı projelerde başarı buldu.
Dağılmanın ardından Peter Case Plimsouls ve Paul Collins Beat ile daha sonra başarı elde ederken, Jack Lee solo kayıtlar yaptı; Lee’nin bir başka şarkısı olan “Come Back and Stay” Paul Young için hit oldu. “Hanging on the Telephone” daha sonra L7, Def Leppard ve Girls Aloud gibi isimlerce de yorumlandı, ama The Nerves hiçbir zaman aynı geniş kesimin dikkatini çekemedi.
Buna karşın kaynak, grubun mirasının yeniden değerlendirilme ihtimalinden söz ediyor: Jack Lee’nin kızı Cynthia Cook, babasının son arzusu üzerine yıllarca süren arşiv taraması başlattı ve onu Third Man Records’a taşımayı hedeflediğini söylüyor. Cook’un aktardıklarına göre elde onlarca kaset bulunuyor; MySpace’e hızlıca yüklenip sonra silinmiş bir kayıt ile Whiskey a Go Go’da bir garson tarafından kaydedilmiş bir canlı bant gibi nadir materyaller ortaya çıktı.
Hayatta kalan üyeler bu yeniden keşif karşısında temkinli ve reflektif: Peter Case, “Bazı açılardan her şeyi yanlış yaptığımızı, bazı açılardan ise doğru yaptığımızı” söyleyerek grubun ikili durumunu özetliyor. Kaynak, yeni antolojinin The Nerves’in tarih sahnesindeki konumunu yeniden değerlendirebileceğini, fakat bunun kesin bir sonuç olmadığını belirtiyor.
Makale, grubun kuruluşundan dağılışına, sonrasındaki kariyerlere ve şu anki arşiv çalışmalarına kadar kronolojik ve tanıklıktaki ayrıntıları koruyarak The Nerves’in hem dönemin sahne pratiğini hem de müzik endüstrisindeki görünmezliğin bireysel ve toplu etkilerini aktarıyor.



