Patrick Stewart’ın 80. yaşını anmak üzere The Guardian için bir araya getirilen meslektaşlarının söyleşileri, oyuncunun hem sahne hem de ekran kariyerine dair anı ve gözlemleri bir araya getiriyor; yazıda Stewart’ın Yorkshire’dan uluslararası başarısına, Shakespeare repertuvarına ve kişisel nezaketine kadar birçok ayrıntı aktarılıyor.

Ian McKellen, Stewart hakkında şaka yüklü anılar paylaşarak sohbet programlarında sıkça dile getirdiği “Patrick ile evlendim” sözüne atıfta bulunuyor ve Stewart’ın gençken tepe kısmını tarayarak sakladığını, bir gece iki arkadaşının saçını keserek onun soylu bir kafatasını ortaya çıkardığını anlatıyor. McKellen, Stewart’ın Royal Shakespeare ve National Theatre geçmişinden Star Trek’e geçişinin şans ve cesaret örneği olduğunu, Stewart’ın yazacak çok anısı olduğunu ve emeklilik hakkında “saçma” konuşmalar olmayacağını söylediğini aktarıyor.

Alison Pill, Patrick ile çalışmayı büyük bir keyif olarak tanımlıyor; onun Brecht okumasını “pompositeden uzak” bulduğunu ve Stewart’la şiir dinlemenin başka bir çağdanmış gibi hissettirdiğini anlatıyor. Pill, Stewart’ın metni kalpten bağlanarak söyleyiş tarzının metni güncel ve anlaşılır kıldığını vurguluyor.

David Tennant, Stewart’ı oyunculukta cömert ve gerçek bir “actors’ actor” olarak nitelendiriyor; Stewart’la Hamlet’in Claudius’uyla çalışma hikâyelerini paylaşıyor ve Stewart’ın RSC’ye geri dönmesinden duyduğu memnuniyeti belirtiyor. Tennant, Stewart’ın hâlâ enerjik ve “fit as a fiddle” olduğunu, kendisinde “eski adam” izlenimi olmadığını ve Stewart’ın fiziksel canlılığına dair esprili övgülerini aktarıyor.

William Shatner, bir at sahnesine hazırlık sürecinde Stewart’a kadın ipek çorap giymesini tavsiye ettiğini, Stewart’ın daha sonra kostüm dışında dantelli çorap giyerek çıkınca bununla dalga geçtiklerini anlatıyor. Harriet Walter ise 1981’de RSC döneminden bir anısını, Stewart’ın sahnede şaka amaçlı kadın kılığına girip “Jane Nightwork” diye fısıldamasını aktararak büyük oyuncuların şakacı yanlarını hatırlatıyor; Walter ayrıca Antony ve Cleopatra’da birlikte çalışma deneyimlerini ve Stewart’ın sahneye duyduğu arzuyu vurguluyor.

Golda Rosheuvel, Stewart’la The Tempest ve Antony and Cleopatra’da Stratford’da çalıştığını belirtiyor ve Stewart’ın metni insanî bir dille söyleme yeteneği ile rol oynarken aldığı keyfi anlattığını söylüyor; Rosheuvel, Stewart’ın metni kalpten anlattığı için dili anlaşılır kıldığını ve onunla çalışmanın “oyun vakti” hissi verdiğini aktarıyor.

Brian Blessed, Stewart’ı çocukluktan beri tanıdığını, birlikte Shakespeare sahneleri çalıştıklarını ve Westminster Köprüsü’nde birlikte Wordsworth’ün Composed upon Westminster Bridge şiirini okuduklarında duygulandıklarını anlatıyor. Blessed, Hollywood gecelerinde birlikte kırmızı halıda yürüdükleri anıyı paylaşıyor, gelecek yıl için ortak bir sahne gösterisi planladıklarını söylüyor ve Stewart’a ilişkin hem şakacı hem samimi anekdotlar ekliyor.

Billy Crudup, RSC atölyeleri ve 2013’te No Man’s Land ile Waiting for Godot turnesindeki deneyimlerinden yola çıkarak Stewart’ın ilerleyen yaşına rağmen sahnedeki merak ve iştahının devam ettiğini söylüyor. Crudup, teknik provada kişisel acı yaşadığı bir anda Stewart’ın omzuna dokunup “When you hurt, I hurt” dediğini ve bunun kendisini duygulandırdığını aktarıyor; bu anekdot Stewart’ın sektör içindeki şefkatine vurgu yapıyor.

Kelsey Grammer, Stewart’la Frasier’a konuk olduğu bölümde birlikte dans ettiklerini, Stewart’ın lider olduğunu ve hâlâ genç göründüğünü belirtiyor; Grammer ayrıca her iki oyuncunun da karakter oyunlarına açık olduğunu, Stewart’ın sesinin etkileyiciliğini ve sahne pratiğine bağlılığını öne çıkarıyor.

Janet Suzman, Stewart’ın erken dönem rolleri ve Antony and Cleopatra’daki Enobarbus performansına dair anılarını paylaşıyor; Suzman Stewart’ın sahnede aklı selim ve esprili bir bakışa sahip olduğunu, yerel kökenine yakın durduğunu ve hem dünya çapında bir yıldız hem de güvenilir bir insan olduğunu ifade ediyor.

Rupert Goold, The Tempest provası için Stewart’la aralarındaki görüşmeyi, Stewart’ın Inuit sanat koleksiyoncusu olduğunu sürpriz bir bilgi olarak verdiğini ve provada soğuk koşullara hazırlanmak için marketin derin dondurucusuna girerken Stewart’ın şortla gelmesinin “Yorkshire” tavrını gösterdiğini anlatıyor. Goold ayrıca Stewart’ın Picard örneğinde olduğu gibi hangi ortamda olursa olsun gerçek hissettirdiğini ve hem aktivizme hem de oyunculuğun çocuksu oyun sevgisine tutunabildiğini vurguluyor.

Isa Briones, Stewart’la çalışırken hissettiği saygıyı anlatıyor; Stewart’ın yeni gelen oyunculara destek olması, onları eşit görmesi ve ekibin birbirini rahatlatması için “INTIMIDATION” diye bağırma şakasını önerdiğini aktarıyor. Briones, Stewart’ın “korkutucu” algısını istemediğini ve ekip içinde karşılıklı güven oluşturmaya özen gösterdiğini belirtiyor.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön