Yazar, 16 ay önce karakter sanatçısı Greg Strangis’in kendisini Nova Scotia’daki bir garajına davet etmesiyle bağımsız yapım Black Tides: Draga’s Wake’te yer alma teklifini kabul ettiğini anlatıyor; oyunun duyuru fragmanı bir ay önce yayımlandı ve ilk birkaç günde 200.000 izlenme aldı, geliştirici şu anda çeşitli yayınevleriyle görüşmeler yürütüyor.

Greg Strangis, büyük bir sakalı olan, Peaky Blinders şapkası takan ve tutkulu konuşan bir imaj çiziyor; yazar onu “hipster Rasputin” olarak betimliyor ve Strangis’in Rockstar, Naughty Dog ve Guillermo del Toro için karakter tasarımı yapmış bir isim olduğunu aktarıyor. Bu geçmiş, yazarın projeye olan güvenini pekiştirmiş.

Oyun, soygunun ters gitmesinin ardından çürümüş bir 1900’ler buharlı gemide geçen karanlık ve kasvetli bir hayatta kalma korku deneyimi olarak tarif ediliyor. Baş karakter Draga, sert yapılı bir denizci; karanlık bir geçmişe sahip ve içinde antik bir tanrının büyüdüğü bir formda betimleniyor. Yazar, Draga figürünün kendisine fiziksel olarak uymadığını belirtiyor ama role ses veriyor.

Yazar, üniversitede Bristol’de drama çalıştığını ama bunun geleneksel sahnecilikten ziyade daha akademik bir dönem olduğunu anlatıyor; 21 yaşında GamesMaster için Londra’da ilginç bir seçmeye katıldığı anısını da paylaşıyor. Yine de oyunda kendi sesini duyduğunda ilk denemelerinden memnun olmadığını, sonrasında sesini biraz alçaltıp daha az “rol yapar” hale gelince performansın çalıştığını yazıyor.

Kayıt süreçleri genelde Greg’in yönlendirmesiyle ve ekibin cesaretlendirici yaklaşımıyla ilerlemiş; yazar, özellikle dövüş sesleri gibi doğaçlama öğelerin ekibe esnek malzeme sağladığını söylüyor. Bu doğaçlamalar sırasında ortaya çıkan seslerin “bir balayı döneminden kalma gibi” garip anılar ve tipik bir orta yaşlı İskoç babanın çıkardığı sesler olduğunu aktarıyor.

Ekip, dünyanın farklı köşelerinden gönüllü zamanlarında çalışan kişilerden oluşuyor; yazar bu durumu ZX Spectrum dönemindeki yatak odası programcılığına benzeterek, büyük yayıncıların piyasayı silip süpürdüğü bir ortamda hâlâ canlı ve tutkulu oyun yapımının mümkün olduğuna dikkat çekiyor.

Oyunu oynamak yazar için beklenmedik duygular yaratmış: oyunda ölünce üzüntü duyması, başka oyuncuların onun canlandırdığı karakteri kontrol ederken “karakterlerin iradesizliği” üzerine rahatsız edici düşünceler yaşaması gibi. Buna karşın, oyundaki performansını çocuklarına haber vermeden dinlettiğinde çocuklarının yüzündeki şaşkın ve gururlu tepki yazar için en sevdiği ebeveynlik anlarından biri olmuş.

Yazar ayrıca oyunlardaki seslendirme işine yeni bir takdirle yaklaştığını, eskiden karakterin konuştuğunu varsaydığını fakat şimdi seslendirme ve yönetiminin önemini daha iyi anladığını söylüyor; örnek olarak Nolan North (Nathan Drake), Ashley Johnson (The Last of Us) ve Expedition 33’teki tüm oyuncular gibi performansları takdir ediyor. Yazar, 50 yıllık oyun deneyiminden sonra nihayet bir oyunda yer almasının hâlâ inanılmaz olduğunu ve projenin ilerleyişini heyecanla takip ettiğini belirtiyor.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön