Meta’nın yeni kişisel yapay zekâ ajanı Muse’un lansmanına atıfla başlayan The Guardian köşe yazısında psikolog Carly Dober, yapay zekâya ve sosyal medyaya aşırı güvenmenin beyin ve öğrenme üzerinde olumsuz etkileri olabileceği uyarısında bulunuyor; metin bir yorum/kolon yazısıdır.
Dober, insanların zihninin enerji tasarrufu yapmak için en kolay yolu seçmeye eğilimli olduğunu ve modern yaşamın baskısıyla uzun bir haftanın ardından kaydırma yapmak ya da yorgunken bir sohbet botuna devretmenin son derece çekici olduğunu belirtiyor. Bu kolaylığın kısa vadede kazanç sağlasa da uzun vadede zarar verebileceğini vurguluyor.
Yazara göre büyük dil modelleri (LLM'ler) ve sonsuz kaydırma algoritmasına sahip sosyal medya gibi teknolojilerde 'doz etkisi' var: bu teknolojilere fazla güvenme; bilişsel önyargıların tetiklenmesi, beyindeki kimyanın tükenmesi, ruh hali ve zihinsel sağlığın etkilenmesi, hatta sinirsel becerilerin köreliyor olması gibi belgelenmiş risklerle ilişkilendirilebilir.
Dober, yapay zekânın aşırı kullanımının 'bilişsel boşaltma' (cognitive offloading) yoluyla derin nöral bağların kurulmasını engellediğini; sık AI kullanımıyla bilginin pasif kabulünün arttığını ve içsel sorgulama ile merakın zayıfladığını yazıyor. Beynin zorlanma ve hata ile başa çıkma süreçleri sayesinde güçlendirilip yeniden kablolanacağını, bu sürtüşmenin atlanmasının zamanla bilişsel rezervi azalttığını ifade ediyor.
Makale otomasyon önyargısı ve otomasyon rahatlığı kavramlarını tanımlıyor: teknoloji tarafından sağlanan bilgiye daha fazla güvenme ve teknolojiyi daha az dikkatle izleme eğiliminin, LLM'lerin sıklıkla yanlış cevaplar üretebildiğini bildiğimiz hâlde bile ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Ayrıca yazar, sosyal medyanın dikkat bağımlılığı yarattığını ve gizlilik fedalarının anlık psikolojik ödüllerle kolaylaştığını yazıyor.
Dober, birçok insanın veri paylaşımlarının zararsız olduğunu düşündüğünü ancak toplanan birleşik verinin satın alma alışkanlıklarını manipüle etmek, siyasi oyları etkilemek ve özel yaşam olaylarını tahmin etmek için kullanılabildiğini ileri sürüyor. Bunun yanında gizlilik politikelerinin kasıtlı olarak uzun ve karmaşık yazıldığını, kullanıcıların 'rıza yorgunluğu' nedeniyle genelde "Tümünü kabul et"e tıkladığını belirtiyor.
Yazarın önerileri somut: çevrimiçi paylaştığınız bilgileri ayırt edici hâle getirmek; konum paylaşımını yalnızca navigasyon için açık tutmak; çerezleri reddetmek ve isterseniz verilerinizi 'zehirlemek' gibi radikal adımlar atmak. Yapay zekâya aşırı güveni önlemek için gününüze kasıtlı olarak sürtüşme (friction) eklemeniz gerektiğini söylüyor: oturumu kapatıp her girişte kullanıcı bilgilerini manuel yazmak, AI'leri yalnızca masaüstü/ dizüstü bilgisayarla sınırlamak gibi yöntemler öneriliyor.
Ayrıca AI kullanım isteğini erteleyerek yaklaşık 30 dakika beklemek, bu süreyi beyin fırtınası yapmak veya kitap karıştırmak için kullanmak; e-postalar, sunumlar için ilk taslağı tamamen kendiniz yazmak; bir öneri veya açıklama gerektiğinde öncelikle arkadaşınıza veya güvenilir bir web sitesine danışmak gibi pratik adımlar öneriliyor. Son olarak, günlük belirli saatleri ekransız etkinliklere ayırma (okuma, kalem kağıt yazma, telefonsuz yürüyüş) gibi alışkanlıkların altı çiziliyor. Yazı, Carly Dober'ın Melbourne'da yaşayan ve çalışan bir psikolog olduğunu belirterek sona eriyor.



