The Guardian'da yayımlanan eleştiride, Julian Fellowes imzalı The Gilded Age dizisinin dördüncü sezonunun geri döndüğü ve yazarın bu yeni bölümleri sert bir üslupla eleştirdiği aktarılıyor; yazara göre dizi alışılmış klişelerle dolu ve yorucu bir tekrar haline gelmiş durumda.

Eleştiri, sezon açılışından bir sahneyle başlıyor: bıyıklı bir doktor koşarak konağa gelir ve doğum yapan bir kadının çığlıkları eşliğinde sahne ilerler. Yazar, bu tür klişelerin hızla üst üste gelmesini diziyle ilgili temel sorunun göstergesi olarak sunuyor ve örnek diyaloğu hicvediyor.

İngiltere tarafında Gladys (Taissa Farmiga) yeni evli olduğu kocası Hector (Ben Lamb) ile England Hall'da yaşamaktadır; eleştirmen, Gladys'in doğum sahnesindeki kanama ve bununla ilgili diyaloğu serinin tipik yazım zaafı olarak değerlendiriyor. Yazar, dizinin dil kullanımını ve dramatik 'çözümlemeleri' alaylı bir dille aktarıyor.

Amerika ekseninde, Van Rhijn ailesinin oğullarından Oscar (Blake Ritson) ile Enid (Kelley Curran) arasındaki evlilik ve hazırlık sahneleri ele alınıyor. Enid'in eski hizmetçi geçmişini saklama çabası ve Agnes (Christine Baranski) üzerindeki etkisi, eleştirmenin dikkat çektiği ayrıntılar arasında; yazar, Agnes karakterinin duruşunu mizahi göndermelerle resmediyor.

Yazara göre Oscar ve Enid'in evliliği kolaylıkla 'çıkar evliliği' olarak tanımlanıyor; eleştirmen, Oscar karakterinin eşcinsel olduğunu ve çiftin bu haliyle diğer ilişkiler arasında en sağlıklısı olarak sunulduğunu belirtiyor.

Cynthia Nixon'un canlandırdığı Ada karakterinin zenginliği ve yüzündeki sürekli ifadeyle yaratılan imajı eleştirilirken, Marian (Louisa Jacobson) ile Larry (Harry Richardson) arasındaki gerilimli ilişkiden ve sezon içinde yaşanan araç kazası gibi melodramatik unsurlardan örnekler veriliyor. Yazar, bu olay örgülerinin beklenen klişe tepkilerini ve sonuçlarını hicvediyor.

Peggy (Denée Benton) ve William (Jordan Donica) ilişkinin yanı sıra Peggy'nin kariyer ve aile rolleri arasındaki olası çatışmasının dizinin sık kullandığı temalardan biri olduğuna değiniliyor; Kirkland ailesinin ve diğer karakterlerin dönemin ırksal ve sınıfsal meselelerine dair tartışma zemini olarak kullanılışı, eleştirmen tarafından 'ince işlenmemiş' bulunuyor.

George Russell (Morgan Spector) finansal zorluklar ve geçmişte kendisini vuran kişiyle ilgili bir soruşturma hattıyla meşgul; yazar, bu olay örgüsünün de karmaşık ama yer yer unutulabilir ayrıntılar içerdiğini ifade ediyor. Diğer yan karakterler — örneğin mucit Jack ve İrlandalı hizmetçi Bridget — de kendi küçük hikâyelerini sürdürürken eleştirmen sözlü mizah ve abartılı diyaloglar üzerinden diziye eleştirel bakmayı sürdürüyor.

Eleştiride, karakterlerin yaşadığı bazı fiziksel sonuçlar da hicvediliyor; örneğin Gladys'in rahmini kaybetme durumu metinde alaycı bir üslupla aktarılıyor. Yazının sonlarına doğru eleştirmen genel olarak dizinin aynı temalar ve klişeler etrafında dönmeye devam ettiğini, anlatısal yenilik veya derinlik sunmadığını vurguluyor ve diziyi sert ifadelerle eleştiriyor.

Yazarın yaklaşımı açıkça eleştirel ve mizahi bir değerlendirme biçimi; metinde dizinin Emmy kazanmış olmasına yapılan atıflar ve yorumcunun keskin siyasi-mizahi cümleleri de yer alıyor. Bu haber, orijinal kaynaktaki eleştirinin özetlenmiş aktarımıdır ve metindeki değer yargıları büyük ölçüde eleştirmenin kendi yorumlarını yansıtmaktadır.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön