Everything Everything, NME'ye verdikleri röportajda sekizinci stüdyo albümleri 'Poison Pop'ı ve bu kaydın gündelik hayattaki çürüme ve bağımlılık temalarına nasıl odaklandığını anlattı. Grup, 2024 tarihli 'Mountainhead' sonrası yaptığı dönüşte, daha sert, canlı performans odaklı ve punk eğilimli bir sesle geri döndüklerini söylüyor; albümün kayıt süreci, temaları ve seçim mekanikleri röportaj boyunca ayrıntılı şekilde paylaşıldı.

Albümün doğuşu, grubun on yıl önce çıkan üçüncü albümleri 'Get To Heaven'ın 10. yılı kutlamaları için turneye çıkmasıyla bağlandı. Frontman Jonathan Higgs, o dönemin agresif ruhunu hatırlamanın onları "tekrar hızlı bir kayıt yapma" ruhuna soktuğunu ve 'Poison Pop'ın "yüzüne çarpan", saklanılamayan bir albüm olmasını istediklerini belirtti. Grup, çevresindeki dünyanın "enshitification" (her şeyin kötüleşmesi) eğilimine karşı bir duruş sergilediğini ifade ediyor.

Röportajda albümün merkezinde sosyal medyanın bağımlılık yaratan doğası, çevrimiçi öfke tetikleyicileri ve sanatın "AI slop" diye tanımlanan yapay üretimle kirlenmesi gibi bugünki toplumsal kaygıların olduğu vurgulandı. Higgs, parçaların birçoğunda çelişkili mesajların ve bağımlılık hissinin dolaştığını söyleyerek, "Blood Radio" örneğini verdi; bu parçanın dinleyeni öfkeye sürükleyen, ama herkesin dinlemeye devam ettiği bir radyo istasyonundan bahsettiğini anlattı. Başlık parça 'Poison Pop' içinse Higgs, "seni öldüren ama yine de istedin bir içecek" benzetmesini kullandı.

Kayıt sürecine dair somut ayrıntılar da paylaşıldı: Grup albüm üzerinde çalışırken yaklaşık 80–90 şarkıyı elerken, eldekiler 20'ye indirildi ve nihai seçimi yapmak için Alex Robertshaw ile Higgs diğer üyelerden geri bildirim istedi. Bu seçme sürecinin "biraz ürkütücü" olduğunu fakat grubun perspektif almasının faydalı olduğunu söyledi.

AI ve canlı performans odağı

Higgs, AI konusundaki görüşlerinin zaman içinde değiştiğini belirtti; grubun önceki bir albüm kapağının erken dönem AI üretimi olduğunu anımsatarak başlangıçta bunun ilginç olduğunu, ancak şimdi tutumların değiştiğini söyledi. AI'nın sanat için yararlı bir araç olabileceğini, fakat gerçekten kendini tehdit eden bir şeyse o işin insan tarafından yapılmaması gerektiğini ifade etti. AI'nın yaptığı taklitlerin iyi olabileceğini ama tamamen aynı seviyede olmayacağını düşündüğünü ve çevredeki "slop" arttıkça insan yapımı sanatın değerinin artacağını savundu; bunu fabrika yapımı bir vazoya karşı elde yapılmış bir vazonun değeri benzetmesiyle açıkladı.

Canlı performansın albüm üretiminde daha belirgin bir kriter haline geldiğini de vurguladı. Grup, eskiden stüdyo deneylerine göre canlı çalınamayacak katmanlar eklemeyi umursamazken artık şarkıları dört kişiyle, iki el kullanarak sahnede çalınabilir kılmaya çalıştıklarını; bunun bir meydan okuma olduğunu, ancak albümü canlı çalmaya uygun yapmak istediklerini söyledi. Higgs, canlı deneyimin AI'nın henüz sağlayamadığı bir şey olduğuna inandıklarını ekledi.

Higgs, çalışma sürecinde çağdaşları dinlemekten kaçındığını, yazarken içe döndüğünü ve başka işler dinlemenin kopyalamaya yol açabileceğini düşündüğünü belirtti. "Get To Heaven"ın on yıl sonra yeniden sahnelenmesinin, o albümün yazıldığı dönemdeki uyarı niteliğini ve bugünün olaylarının birçok öngörüsünü doğruladığını söyledi; o dönemde Brexit ve Trump gibi dönemeçlerin hemen öncesinde yazılmış olmasının albümü daha da anlamlı kıldığını dile getirdi.

'Poison Pop' için paylaşılan somut bilgilerin arasında kayıt sürecindeki eleme sayıları, albümün 'Mountainhead' sonrası olduğu, tematik odağın sosyal medya, kültür savaşları ve AI olduğu, canlı performans önceliği ve albümün 12 Mart'ta çıkacağı yer alıyor. Higgs albümden beklentisini "insanlarla bağlantı hissi" olarak özetledi: kaotik bir dönemde bağlantı kurmanın zorlaştığı ve bu albümün bunun için bir yer olabileceği umudu.

Kaynak: NMEKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön