Yerel pilates eğitmenleri, takipçilerini ‘yan plank’ nefesleriyle birlikte sandığa gitmeye teşvik etmek için Instagram paylaşımlarını artırdı. Guardian haberine göre, ABD ara seçimleri öncesinde pilates ve yoga stüdyoları sahipleri ile eğitmenler, normalde core güçlendirme mesajlarına odaklanan içeriklerini, sivil görevin önemini vurgulayan gönderilere çevirdi; paylaşımlar 70 ile 10.000’den fazla beğeni arasında farklı etkileşimler aldı.
Bazı doğrudan örnekler haberde yer alıyor: Neredeyse 25.000 takipçisi bulunan Frederick Ocansey (flyfreshfreddy), Instagram hesabında “A strong core is cute. Having a voice is powerful. Go vote” şeklinde bir çağrı paylaştı. Flatbush, Brooklyn’deki KGC Pilates’in bir reel’inde “A pilates class no-show only costs you” (Bir pilates dersi kaçırmak sadece sana zarar verir), “An election no-show costs all of us” (Bir seçimde yok olmak hepimize mal olur) mesajı kullanıldı.
Maine, South Portland’daki Mome Studios kapısına astığı bir pankartla Elon Musk’ın Mars iddialarına gönderme yapıp “No Pilates on Mars. Vote.” yazısını paylaştı; Nassau County, New York’taki kara sahipli Kore Pilates ise kara zemin üzerine beyaz blok harflerle “Pilates Girls Vote.” metnini yayınladı. Haber, yoga stüdyolarının “I voted” (Oy kullandım) sticker’ını getirenlere ücretsiz drop-in dersler verdiğini ve bazı stüdyoların geç iptal ücretlerini sandığa gitmek için affettiğini aktarıyor.
KGC Pilates’in sahibi Kiersten Gibson-Cooper, haberde pilates ile siyasetin doğal bir bağının olduğunu söylüyor: “Wellness is actually on the ballot at the end of the day,” diyerek, oyların sağlık, ücretler ve gıda fiyatları gibi gündelik konuları etkilediğini belirtiyor ve müşterilerinin pilates sınıfı ile market alışverişi arasında tercih yapmak zorunda kalmamasını istediğini ifade ediyor. Gibson-Cooper, paylaşımlarının etkileşimi arttırma amacı taşıdığı eleştirisini de öne çıkardı: geçmişteki topluluk çalışmaları ve stüdyonun aktif katkısı bunun yalnızca müşteri çekme taktiği olmadığını gösteriyor.
Pop-up etkinlikler ve sivil örgüt işbirlikleri
Pilates pop-up’ları, yaz boyunca çatı katlarından parklara, gece etkinliklerinden marka destekli buluşmalara kadar yayılarak popülerlik kazandı; seçim öncesinde ise bu pop-up’lar daha çok sivil katılım temasına kaydı. Houston’da League of Women Voters (LWV) ile Fit Houston’ın düzenlediği “Pilates to the Polls” etkinliğinde, parkta bir saatlik ücretsiz pilates dersi ve aynı alanda oy verme noktası bir araya getirildi. LWV’nin gelişim yöneticisi ve aynı zamanda pilates eğitmeni olan Sabine Hodge haberde demokrasiyi güçlendirmenin ve pilatesin güçlendirici doğasının örtüştüğünü ifade ediyor.
Haber ayrıca sosyal medyanın seçim dönemlerinde “I voted” sticker’ları ve filtrelerle içeriği canlandırdığını; ünlülerin oy çağrılarından ilham alan kampanyaların sosyal platformlarda sıkça kullanıldığını belirtiyor. 1990’ların “Rock the Vote” girişimine referans verilirken, günümüzde sosyal medyanın yarı ünlü fitness eğitmenlerinin sadık takipçi kitlelerini harekete geçirmesini kolaylaştırdığı vurgulanıyor.
Kahve dükkanları gibi küçük işletmelerin de sticker’la indirim gibi teklifler sunduğuna dikkat çekilen haberde, Katy, Teksas’taki Shaam Chai and Coffee işletme sahibi Ahtasham Azim’in, böyle uygulamaların işletmeye ekonomik fayda sağlayabileceğini ama esas amaçlarının topluluk inşa etmek olduğunu söylediği aktarılıyor: “Bunu iş için yaptığımızı kabul ediyoruz ama önce insanlar için iyi olduğu için yapıyoruz.”
Haberde ayrıca bazı aktörlerin oy çağrılarının sadece etkileşim veya müşteri çekme stratejisi olarak değerlendirilebileceği, diğerlerininse geçmiş topluluk çalışmaları ve aktif sivil katılım örnekleriyle bu çağrıların samimi olduğunu savunduğu belirtiliyor. Kaynak metin olayın kimlerin ne yaptığını, örnek uygulamaları, organizasyon işbirliklerini ve katılımcıların savunmalarını somut alıntılarla veriyor.



