Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, ülkesinin çocukları çevrimiçi zarardan koruma çabalarını dünya gündemine taşımaya çalışıyor; geçen yıl getirilen 16 yaş altı sosyal medya yasağı sonrası şimdi dijital 'duty of care' (özen yükümlülüğü) yasası ve kullanıcıların algoritmalardan çıkma hakkı gibi yeni düzenlemeleri yasalaştırmayı planladığını duyurdu. Hükümet, bu adımları “Avustralya’nın dijital güvenlikte dünya standardını belirleme” çabası olarak tanımlıyor ve platformlara uyulmaması halinde 100 milyon A$'ı aşan para cezaları öngörülüyor.
Geçen yıl Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında Albanese, 16 yaş altı hesap yasağını öne çıkararak diğer liderleri de harekete geçmeye çağırmıştı; o konuşmada Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Avustralya’yı izlediğini söylemişti. Makaleye göre yasağın ardından Avustralya'da en fazla 5 milyon hesabın kapandığı belirtiliyor ve Fransa, Brezilya ve Endonezya gibi ülkelerin benzer adımlar attığına işaret ediliyor.
Albanese hükümeti, algoritmaların toplulukları böldüğünü, siyaset tartışmalarını ısıttığını ve savunmasız kişileri hedeflediğini savunuyor; yeni reform paketinde 16 yaşın üzerindeki kullanıcılara algoritmik içerik önerilerini kapatma araçları verilecek ve çocuklar için pornografi, yeme bozukluğu teşviki, kadın düşmanlığı, tehlikeli gösterimler ile akıl sağlığına zarar verebilecek içeriklere karşı özel korumalar getirilecek.
Hükümetin iletişiminden Anika Wells, Google, Meta, TikTok ve Snapchat gibi platform sahiplerinin Avustralyalılara karşı “gerçek zamanlı, düzensiz ürün testi” yürüttüğünü öne sürüyor ve büyük teknoloji için “küresel bir hesaplaşma” beklentisini dile getiriyor. Reformlar arasında 'my feed, my way' (akışım benim istediğim gibi) olarak anılan kullanıcı odaklı seçenekler ve 'nudify' uygulamaları gibi kötüye kullanım araçlarına yönelik düzenlemeler de yer alıyor; düzenleyiciler bu tür uygulamalarda 2019'dan beri beş kat artış olduğunu bildirdi.
Reformların duyurusu kamuoyunda ilgi görürken uygulamada zorluklar ve eleştiriler de mevcut: İktidardaki İşçi Partisi muhalefetin sansür iddialarıyla ve denetleme mekanizmalarının yetersizliğiyle; Yeşiller Partisi ise önerilenlerin yeterince güçlü olmadığını ve yerine algoritmalara proaktif olarak 'opt in' (kullanıcının seçerek katılımı) getirilmesini istediğini belirtiyor. Ayrıca Beyaz Saray'ın ABD menşeli teknoloji şirketlerine yönelik hedeflemeler konusunda baskı sinyali verdiği ifade ediliyor.
Yasal sürecin bu yıl Noel'den önce Meclis'e getirilmesi planlanıyor; Albanese, taslağı yurt dışı ziyaretlerinde de savunacak ve New York'taki temaslarının ardından Apple yöneticileriyle görüşmeler yapacağı bildirildi. Haber, kamuoyunda algoritma opt-out desteğinin yüksek olduğuna dair bir anket sonuçlarına de atıfta bulunuyor: DemosAU'ya göre katılımcıların yüzde 66'sı algoritmalardan çıkma gerekliliğini desteklerken yalnızca yüzde 13'ü karşı çıkıyor.
Etkisinin ölçülmesine dair soru işaretleri sürüyor: Yasağın yürürlüğe girmesinden sonraki 10 ay içinde araştırmalar, 16 yaş altındaki gençlerin yüzde 80'inden fazlasının hâlâ sosyal medyada olduğunu bulduğunu bildiriyor. Hükümet, para cezalarını iki katına çıkaran ve eSafety komisyonuna uyumu denetleme yetkileri veren yasalar çıkardı, ancak etkinin tam olarak anlaşılması için üç-beş yıl gerektiğini söyleyen mağdur aile yakınları ve uzmanlar var.
Uzman değerlendirmeleri karışık: Curtin Üniversitesi'nden Tama Leaver, Avustralya'nın liderlik sergilediğini ancak bazılarının 'dünya lideri' iddiasının abartılmış olabileceğini söylüyor; Hollanda ve ABD örnekleri de anılıyor — Hollanda'da mahkeme Meta'yı algoritmik önerileri engellemeye zorlamış, ABD'de Meta çocuklara zarar iddiaları nedeniyle eyaletlerle 18 milyar dolarlık uzlaşmaya gitmişti. Bazı uzmanlar ise Avustralya modelinin diğer ülkeler tarafından 'hızlı takipçi' olarak kullanılabileceğini ve uygulamada öğrenilenlerin diğer düzenleyiciler için yol gösterici olacağını öne sürüyor.
Haber, Avustralya'nın sosyal medya yasağı ve planlanan düzenlemelerinin hem ulusal hem de küresel düzeyde tartışma yarattığını, uygulamada ve siyasette karşıt görüşlerin bulunduğunu ve etkinin zamanla görüleceğini vurgulayarak sona eriyor.



