Royal Philharmonic Orchestra'nun 80. yıl kutlaması, Vasily Petrenko yönetiminde sahnelenen bir konserle öne çıktı; programda Errollyn Wallen'in dünya prömiyeri "Flare", Beethoven'in Triple Concerto'su ve Richard Strauss'un Ein Heldenleben adlı tonaşi yer aldı ve konser eleştiride yaratıcı cesaretle yorumlandı.

Program kağıt üzerinde biraz güvende görünse de her yapıt kendi içinde yaratıcı bir sıçrama temsil ediyordu: Beethoven'in 1804 tarihli Triple Concerto'su bütünüyle bir piyano üçlüsünü konserante solist olarak öne çıkaran ilk eserlerden biri olarak anılırken, Strauss'un 1899 tarihli Ein Heldenleben dönemin en heybetli orkestrasyonunu taşıyordu. Petrenko, Beethoven'da yardımcı bir eşlikçi olarak görev yapıp ardından Strauss'ta sevecen ve ferah bir yorum sundu.

Konserde ilk olarak Errollyn Wallen'in "Flare" adlı eseri dünya prömiyeri yaptı. Eser, üçlü bir haykıran trompet girişiyle başladı, hemen ardından tüm orkestranın verdiği büyük bir darbe ile iki dakikalık enerjik bir orkestral yolculuğa dönüştü; çıplak brasonlar ve köpüren yaylıların ön planda olduğu kısa ama etkileyici bir parça olarak tanımlandı.

Beethoven'ın Triple Concerto yorumu hafif ve çevik bir karakter taşıdı; Petrenko özellikle çellist Pablo Ferrández ile kemancı Julia Fischer'ın neredeyse flörtöz performanslarını öne çıkardı. Piyanist Jan Lisiecki, sahadaki yerleşimi nedeniyle arkasına dönük oturduğu anlarda bile dönerek ikiliyle anlık diyaloğa girdi ve üçlü kolektif bir lirizm oluşturdu. Eserdeki "C majör güneş ışığı" atmosferi içinde dengeli yapı korunurken virtüöz anlara da yer verildi.

Strauss'un resmi ve geceye damgası

Strauss'un tonaşi kararlı bir başlangıç yaptı; RPO yayları tempolu bir ilerleyişle, ahenkli nefesli çalgılar ve sağlam bakır çalgılarla desteklendi. Eserdeki dokuz korno kullanımı vurgulandı (kaynağın aktardığına göre besteci için "kahramanlığı ifade etmenin epey bir şeyi"). Bestecinin çalkantılı eşi için yazdığı "kahramanın arkadaşı" bölümü ise lider Duncan Riddell tarafından gösterişli ama alçakgönüllü bir virtüoziteyle üstlendi. Performansın gücü, vizyon ve müzikal bütünlük duygusundan kaynaklandı.

Konserin doruk noktalarından biri, sahne gerisinden duyulan odaklanmış bakır çalgılarla yaşanan orkestra çatışması ve ardından dünyadan çekilişi betimleyen içten yaylı pasajlardı; bu bölümlerde Petrenko ve RPO eleştiride gecenin gerçek kahramanları olarak nitelendirildi. Genel izlenim, yıldönümü kutlamasının kağıt üzerinde görece güvenli görünmesine karşın sahnede yaratıcı ve dönüştürücü bir gece sunduğu yönünde oldu.

Royal Philharmonic Orchestra'nın tarihsel esnekliği ve türlere göre uyum sağlama yeteneği; film müziklerinden popüler dizilere uzanan çeşitliliği (örnek olarak The Bridge on the River Kwai ve Hooked on Classics gibi başvurular kaynağın aktardıkları arasında) konser boyunca hissedilen bir özellik olarak öne çıktı.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Yayın:
← Tüm haberlere dön