Taylor Swift bu hafta geçen yıl eleştirmenlerin beğenmediği The Life of a Showgirl albümünün genişletilmiş hâli The Encore'u duyurdu; Guardian değerlendirmesine göre bu hamle, bazı hayranların Grammy seçmenlerinin dikkatini çekme ya da Ella Langley’nin ABD listelerindeki birinciliğini devirmek amacıyla yapıldığına dair şüpheleri canlandırdı. Eleştirmen, Swift’in geçen yıl Showgirl’ün kasıtlı olarak kısa, 12 parçalık kalacağını söylemiş olmasına rağmen albümün birçok varyantının (akustik demolar vb.) satışları şişirdiğini hatırlatıyor ve dört yeni parçanın eklenmesinin albümün zayıf gerekçesini daha da sulandırdığını öne sürüyor.

Gazete, Swift’in Showgirl’ün ABD’deki en büyük açılış haftasından sonra işbirlikçileri Max Martin ve Shellback ile kutlama için İsveç’e gittiğini ve Swift’in Instagram’da gezinin yansıma ve şükran amaçlı olduğunu yazdığını aktarıyor; Swift, “But there was a studio there and we did what we do when we feel anything at all: we wrote more songs.” diyerek stüdyoda yeni şarkılar yazıldığını belirtti. Yazıda bu sürekli genişletme pratiği, Kanye West’in sürekli uzayan albümü The Life of Pablo’ya benzetilerek Swift’in stratejisinin bir tür “kayganlık” yarattığı vurgulanıyor.

Eleştirmen, Showgirl’ü vaat edilen “bangers” yerine sözü çok, intikamcı ve zaman zaman çocuksu ifadeler içeren bir kayıt olarak nitelendiriyor; örnek olarak Travis Kelce hakkındaki “Wood” adlı parçanın eleştirildiği ve albümde sıkça “hesaplaşma” temalarının bulunduğu belirtiliyor. Bu bağlamda dördüncü ek parçaların kayda değer tekil bir bütünlük yaratmadığı, aksine mevcut kurguyu daha da zayıflattığı görüşü dile getiriliyor.

The Encore’a eklenen parçalar için Guardian, Swift’in eleştirilere refleksle cevap veren bir çizgide olduğunu söylüyor; Miss Americana belgeselindeki Reputation örneğinden yola çıkılarak Swift’in eleştiri karşısında “daha iyi bir kayıt yapma” dürtüsüyle hareket ettiği hatırlatılıyor. Eleştirmen, Encore şarkılarının çoğunun sözdizimini kısalttığını, nakarat ve köprüleri daha parlak hale getirdiğini, yani Swift’in alışıldık pop zekâsına döndüğünü belirtiyor.

Yeni parçalar arasında Patient Zero, bir Celtic kemençe örneklemesiyle dikkat çekiyor ve yazıda bu parçanın Lover dönemi ve Tortured Poets’in bazı melodik izlerini çağrıştırdığı, acılı bir nakaratı ve eski bir aşkın oyunlarını bilen bir anlatıcıya dair ipuçları taşıdığı ifade ediliyor. Guardian’a göre Patient Zero, bu ek şarkılar arasında albümün daha ilginç ve korumaya değer bir parçası olma potansiyeline en yakın duran parça.

Pink Clouding ise eleştiride insanilik barındıran diğer parça olarak öne çıkıyor; Swift’in “Neither of us knew at the time / That I was a liar” dizeleriyle ifade edilen olgunlaşmış bir özrü sunduğu, synth-pop üretimi ve duygusal samimiyetiyle Lover dönemine yakın hissettirdiği yazılıyor. Gazete, bu parçada gerçeklik duygusunun güçlü olduğunu, oysa Showgirl’ün Kelce hakkındaki şarkılarında bunun eksik kaldığını belirtiyor.

Buna karşılık Cleveland! adlı parça sert eleştiri alıyor; Guardian, parçayı Kelce ilişkisini ve internetteki “hater” yorumlarını konu alarak kendinden memnun ve çocuksu buluyor, parçadaki satırları örnekleyerek (“You only need to find one person in this entire world / Who doesn’t find you completely insufferable!”) şarkının standardının düşük olduğunu savunuyor. Yazıda ayrıca Cleveland!’in Me! ve Showgirl’den Honey gibi önceki daha sorunlu şarkıların doğrudan tekrarları ya da kırpılmış bileşimleri gibi hissettirdiği, prodüksiyonunda Bleachers etkileri bulunduğu ileri sürülüyor.

Genel değerlendirme olarak Guardian, ek parçaların çoğunun farklı bir albüme aitmiş gibi durduğunu, kapanış parçası Babylon’ın Evermore çağrışımlı karmaşık anlatısı ve ağır prodüksiyonuyla albüm bütünlüğünü zedelediğini söylüyor. Yazı, Swift’in daha fazla yayın yaptıkça üretiminin zayıfladığını ve eleştirmenin önerisinin yaratıcılığı için ara verip perdenin düşmesine izin vermek olduğu sonucuna varıyor; aynı zamanda bu eklemelerin albümü yılbaşına kadar tekrar listelerde yükseltebileceği varsayımı eleştirmen gözlemi olarak aktarılıyor.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Yayın:
← Tüm haberlere dön