Off-Broadway'de sahnelenecek olan Slam Frank, Anne Frank'i panseksüel bir Latinx karakteri olarak yeniden yorumlayan ve kimlik siyasetini hicveden bir müzikal olarak gündeme geldi; Asylum NYC'deki atölye gösteriminden sonra Orpheum Theatre'da 4 Ekim'de açılacak ve gösterimin 30 Kasım'a dek süreceği bildirildi.

Yaratıcı Andrew Fox, eser hakkında ona sıklıkla “anti-woke” etiketi yapıştırılabileceğini kabul ediyor ama hem hayranlar hem de eleştirmenler arasında sağdan sola geniş bir tepki spektrumu olduğunu, bunun tek boyutlu okumalardan kaçınmayı gerektirdiğini söylüyor. Fox, oyunun son 15 yıldaki kültürel ve entelektüel çalkantıları mizah yoluyla ele almaya çalıştığını belirtiyor. Fikir, Fox'un 2022 tarihli bir Twitter tartışmasını görmesiyle başladı; bunun üzerine hip-hop tınılarında bir müzikal tasarlandı ve eski okul arkadaşı Joel Sinensky ile sahne arkası (show-within-a-show) yapısı geliştirildi.

Sinensky, son dönemde ticari olarak üretilen pek çok tiyatro işinin didaktik olduğunu ve izleyiciye ne düşüneceğini doğrudan söyleyen işler olduğundan yakınarak, Slam Frank'in bu didaktizme tepki olarak yazıldığını söylüyor. Eser formu, Hamilton'dan esinlenen logo ve yoğun rap-benzeri metinleriyle büyük bio-müzikalin estetiğine selam çaksa da, yaratıcı ekip esere belirli ve sabit bir ideoloji yüklememeye çalıştıklarını vurguluyor.

Fox aynı zamanda projenin sosyal medya hesaplarını yönettiğini ve burada yanıltıcı, trolleyici paylaşımlarla tepkiler toplamayı hedeflediklerini aktarıyor; örnek olarak Yom Kippur'da paylaşılan "Fasting is Fatphobic" başlıklı bir Instagram paylaşımı metinde yer alıyor. Fox, kendisinin Musevi olduğunu belirterek işin hiçbir zaman tek bir bakış açısını empoze etme niyeti taşımadığını; söylemin ders verme eğiliminde olduğunu hissettikleri anda işi başka bir yöne çektiklerini söylüyor.

Çevrimiçi tartışmalar ve Reddit incelemeleri, yazarları hem aşırı sağcı hem de aşırı solcu, pro-Siyonist ve antisemit olmakla suçlayan yorumlarla dolu; yazarlar bu çok yönlü tepkileri eserin başarılı olduğunun bir göstergesi olarak değerlendiriyor. Basın karşılıkları genel olarak olumlu olarak aktarıldı; kamuoyuna yönelik tanıtım materyalarında örnek olarak Ben Brantley'nin bir X paylaşımı gösteriliyor ve yönetmen Sam LaFrage, Asylum NYC’de Patti LuPone’un gösterim sonrası sahneye gelerek etkilendiğini söylediğini aktarıyor.

Oyunun bazı bölümleri sert tepkiler de aldı: Başrol Anita'yı oynayan non-binary oyuncu Olivia Bernábe, bazı izleyicilerin gösteriden yürüyerek çıktığını, bunun ya satiriyi unutmalarından ya da kişisel sınırların farklılığından kaynaklanabileceğini söylüyor; Bernábe ayrıca non-binary çıkış parçasını "hysterical" (çok komik) bulduğunu belirtiyor. Yapımın bir aşaması, müzikalin BMI tarafından düzenlenen üst düzey bir atölyeden dışlanmasına neden olmuş; Fox, bunun nedeninin non-binary coming-out şarkısı olduğunu, ancak sonraki yıl atölyeye katılan non-binary katılımcıların aynı parçayı en sevdikleri parça olarak gösterdiklerini aktarıyor.

Metinsel olarak oyun, güncel siyasal/kimlik tartışmalarını ve bunların tiyatrodaki didaktik yansımalarını hicvediyor; karakterler zaman zaman karmaşık jargonlar kullanıyor ve ekip, bu tür konuşma biçiminin insanları kendi düşüncelerinden uzaklaştırdığını söyleyerek bunun komik ya da ürkütücü yönlerini sahnelemek istediklerini ifade ediyor. Oyun, son 20 dakikasında sınırları zorlayan bir kurgu bükümü içeriyor; bu bölüm eleştirilerin odağı olurken oyuncu Walker Stovall başlangıçta bu bölümden çekindiğini ama sonunda onun değerini gördüğünü anlatıyor.

Sahneleme açısından da provokatif öğeler kullanılmış; örneğin Orpheum'a seyirci giriş kapısı, Frank ailesinin saklandığı yere açılan kitaplık gibi düzenlenmiş ve neon bir "The Attic" tabelası yerleştirilmiş. Fox, bu tür bir saygısızlama/alaycılığın kültürde yer bulduğunu, bazı izleyicilerden "Holokost'un kutsallığını popüler hayalde manipüle ettiğiniz" yönünde e-postalar aldığını ama kendi gözlemlerine göre halkın bu irtifadaki eserlere hazır olduğunu savunuyor.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Yayın:
← Tüm haberlere dön