Son dönemde oteller, restoranlar, restoranlar ve popüler ziyaret noktaları, fotoğraf çekimleri ve içerik üretimi için yeni kısıtlamalar getiriyor; en dikkat çekeni Fransa'daki lüks Hotel du Cap-Eden-Roc'un önceden izin alınmadan fotoğraf çekimlerine yasak getirmesi oldu. Habere göre bu tür düzenlemeler, mekanların mahremiyetini ve misafir deneyimini koruma gerekçesiyle uygulamaya konuyor.

Raporda Hotel du Cap-Eden-Roc örneğinde, bazı kişilerin öğle yemeği rezervasyonu yapıp çantalarla kıyafet ve takı getirerek masada oturmak yerine farklı kıyafetlerle fotoğraf çekimleri yaptığı, bunun üzerine çekimlerin önceden izinle sınırlandırıldığı belirtiliyor.

Daha az lüks yerler de benzer önlemler alıyor: Cheshire'daki Hollies adlı çiftlik mağazası, Love Island yıldızı Molly-Mae Hague'in paylaşımları sonrası popüler hale gelince sabah 10 ile öğlen 16 arasında fotoğraf ve film yasağı getirdi. Londra restoran işletmecisi Jeremy King de influencer'ların mekanlarını istila ettiğini belirterek tepkisini dile getirmişti. ABD'de Nantucket'taki bir dükkan "no influencers" tabelasıyla viral olurken, Vermont'taki Pomfret kasabası sonbaharda yaprak önünde fotoğraf çeken influencer'ları yasakladı; Japonya'da Fujikawaguchiko'da Mount Fuji önünde fotoğraf çekilmesini engellemek için market yakınında bir ekran konuldu.

Mekan yöneticileri, bu tür fotoğraf çekimlerinin özellikle pahalı otellerde mahremiyet ve sadelik beklentisini zedelediğini söylüyor. Hotel du Cap-Eden-Roc yöneticisi Sophie Volant, Travel Weekly'ye verdiği demeçte misafirlerin restoran ve barlarda insan olmasından memnun olduklarını ancak yazlıklarının özel kalmasını istediklerini ve bu yüzden bir çözüm düşünmek zorunda kaldıklarını belirtiyor.

Beaumier otel grubunun pazarlama sorumlusu Anna Fedou ise grup olarak bazen influencer'larla iş birliği yapıp mekanları tanıtan içerikler ürettiklerini, ancak grubun önceliğinin konaklama hizmeti olduğunu vurguluyor. Fedou, "Biz misafirperverlik işi yapıyoruz, fotoğraf stüdyosu işletmiyoruz" diyerek mekanların asıl amacına dikkat çekiyor ve belirli kurallar olmadığını ama misafir deneyiminin öncelikli tutulduğunu ifade ediyor.

Gençlik kültürü ajansı Livity'nin kurucusu Alex Goat, bu tür kısıtlamaları kulüplerin telefon kameralarının üzerine etiket yapıştırma taleplerine benzetiyor; bunun mekanın "burada müziği sevenler içindir" mesajını verdiğini, benzer şekilde otellerin de deneyimi belgelemekten çok yaşamak için gelenlere öncelik vermek istediğini söylüyor. İçerik üreticilerinden Nicole Ocran ise çoğunun içeriklerini büyük ölçüde ücretsiz ürettiğini ve markaların kiminle iş yapacağına bakmak için içerik ürettiğini belirtiyor; Ocran ayrıca Creator Union'ı kurduğunu not ediyor.

Haberde influencer kültürüne yönelik eleştirilerin tarihsel boyutuna da değiniliyor: 2021'de bazı Love Island yıldızlarının pandemi sırasında Dubai'ye gitmesi gibi önceki tepkiler anılıyor ve Sophie Bishop, influencer kültürünün popüler kültürde hep kötülenmiş olabileceğini, bunun kadınsallaştırılmış bir medya türüyle bağlantılı olabileceğini savunuyor. Fedou, sosyal medyayla etkileşim kurarken aynı zamanda dinlendirici bir otel deneyimini korumanın önemini vurguluyor ve bazı influencer'ların daha sakin zamanları tercih ederek başkalarını rahatsız etmeden içerik çektiklerini belirtiyor.

Haberde ayrıca günlük sosyal medya kullanımının genişliğine gönderme yapılarak dünya çapında günde 5,4 milyardan fazla kişinin sosyal medya kullandığı hatırlatılıyor. Nicole Ocran, mekanlarda getirilen kuralların sosyal medyaya daha dengeli yaklaşımı teşvik edebileceğini, her alanın kamusal tüketim için tasarlanmadığını ve her deneyimin içerikte dönüştürülmesi gerekmediğini umduğunu ifade ediyor. Haber, mekanların mahremiyet ve misafir deneyimini koruma kaygıları ile influencer'ların tanıtım potansiyeli arasındaki dengenin tartışıldığını aktarıyor.

Kaynak: The Guardian Social MediaKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön