The Guardian kültür sayfasında beş ücretsiz sergiye ilişkin bir seçim sunuldu; her biri farklı estetik ve temalar üzerinden izleyiciyle yüzleşiyor ve eleştirmen notlarıyla birlikte tanıtılıyor.
Pia Camil: Bestia (★★★★☆) sergisi, saloon tarzı perdelerin ardında açılan, cinselliğin neşesini ve özgürlüğünü ön plana çıkaran çarpıcı resimler sunuyor. Sergide şeytansı, dişleri olan bir yaratığın körleştirilmiş bir kadına bağlanması, mavi tenli bir varlığın cunnilingus gerçekleştirmesi ve bedenlerin zevk içinde kıvrılışları gibi şok edici imgeler yer alıyor. Politik sömürü ve istismar eleştirilerinin aksine, Camil’in işi erotizmi bir özgürleşme aracı olarak kucaklıyor; mekanın ortasındaki büyük bir Lady Godiva şişme heykelinin sürekli olarak şişip inmesi de serginin ritmik ve gösterişli dokusunu güçlendiriyor. Mekân: Elizabeth Xi Bauer, ziyaret süresi: until 22 November.
Mark Leckey: The Last Leg of the Final Eschaton (★★★★☆) isimli video işi kıyamet temalı bir gezintiye çıkarıyor. Leckey, Uccello’nun bir rönesans tablosuyla başlayan ve ortaçağ tarikatlarından 60’lar hippi ayinlerine, milenyum kuşağı raver’larına uzanan buluntu görüntülerle kıyamet tasavvurunu örüyor. Film serbest formda, tuhaf ve yer yer takip etmesi zor; aynı zamanda hipnotize edici bir etkiye sahip. İş tamamlanmamış; terk edilmiş bir eski hastanenin soğuk galerisi içinde sergileniyor ve gösterimler randevu ile, galerinin Instagram hesabı üzerinden ayarlanıyor. Mekân: St Chads Projects, gösterim süresi: until 28 November.
Marcin Dudek: Pawilon (★★★★☆) sergisi, sanatçının geçmişine ve hafızasına bir arkeolog titizliğiyle bakıyor. Dudek, çocukluğunu geçirdiği Polonya konut sitelerinin bodrum spor salonları ve futbol şiddeti anılarından hareketle bu kez yerel süpermarket temasına yönelmiş; paslanmış, kirli metal duvarlar ve kornişlere sıkışmış bir ölü fare gibi nesnelerle mekanın metalik bir yeniden kurulumunu yapmış. Sergide dışarıdan çıkarılmış şişe kapakları, taşlar ve yırtık sigara paketleri gibi buluntu nesneler sergileniyor; duvar kolajları yanmış izler ve kalabalık ile polis panzerleri fotoğraflarıyla dolu. Dudek’in çalışmaları 1980’lerin komünist döneminden 1989’daki kapitalizme geçişin getirdiği dönüşümlerle de ilişkilendiriliyor. Mekân: Edel Assanti, ziyarete açık: until 12 December.
Cindy Sherman (★★☆☆☆) sergisi, sanatçının kimlik, kurgu ve gerçeklik üzerine yıllardır süren fotoğraf oyunlarının devamı niteliğinde; bu seferki karakterler zengin, yaşlı ve güçlü kadınlar olarak tasvir edilmiş, kanepe veya yatakta dinlenir vaziyette görüntüleniyorlar. Fotoğraflarda abartılı kumaşlar, kalın altın zincirler ve iri inciler dikkat çekiyor; yaşlanma, kimlik inşası ve güç gösterisi temaları sorgulanıyor. Eleştirmen, bu işlerin Sherman’ın en iyi yapıtları olmadığını; serginin rahatsız edici yanıysa çalışmaların Chanel’in davetiyle yapılmış olması ve pek çok mücevher ile kıyafetin modaevinin arşivinden gelmesinin işi reklamvari hissettirmesi olduğunu belirtiyor. Mekân: Hauser & Wirth, sergi süresi: until 23 December.
Nicola Turner: I Tear Secrets from Your Yielding Flesh (★★★☆☆) saç temalı etkileyici bir enstalasyon sunuyor; binlerce kıvrılmış saç ve at kılı galerinin önünden içeri doğru taşıyor, yerde yığınlar ve duvarlara doğru uzanan kabarık formlar oluşuyor. Saçın örgülenip canlı varlıklara dönüştüğü işlerde üç ayaklı ve makaslı bacaklara sahip tuhaf yaratıklar dolaşıyor. Sergi tıbbî prosedürler, yas, moda ve bedenin örtünmesi-açığa vurulması gibi temaları bir arada ele alıyor; eserler tiksindiriciyle cezbedici arasındaki çizgide, teatral ve rahatsız edici bir deneyim vadediyor.
Her beş sergi de farklı estetik yaklaşımlar ve temalar sunuyor: Camil’in erotik neşesi, Leckey’in apokaliptik kolajı, Dudek’in hafıza-arkeolojisi, Sherman’ın marka ilişkili kimlik sorgulaması ve Turner’ın beden/saç enstalasyonu. Yazıda sergilerin mekanları, tematik odakları ve eleştirmen değerlendirmeleri somut örneklerle aktarılıyor.



