Peter Flannery’nin uzun soluklu dört kişilik öyküsü Our Friends in the North, The Guardian’ın incelemesine göre yeniden sahnede ve Newcastle’a getiriliyor; Flannery bu kez televizyon dizisinin altıncı ve yedinci bölümlerini (1979–85 dönemini) tiyatroya uyarlamış. Yazıda, uyarlamanın önceki uzun biçimlerle kurduğu bağ ve sahnelemenin taşıdığı kısıtların izleyicide yarattığı eksiklik duygusu ana gelişme olarak öne çıkıyor.

Orijinal eser farklı formatlarda defalarca oynandı: 1982 RSC dünya prömiyeri neredeyse dört saat sürerken, ödüllü 1996 BBC Two versiyonu on saat, 2022 Radio 4 uyarlaması da yine on saatlik bir anlatı sunmuştu. Flannery’nin sahneye getirdiği yeni parça, dizinin 1964’te başlayan geniş zaman çizgisinden geriye doğru iz sürmek yerine 1979–85 dönemine dönüyor ve Thatcher yıllarını merkezine alıyor.

Metin, daha önce sahnede ve ekranda farklı uzunluklarda anlatılan malzemeyi sıkıştırmanın sonuçlarını taşıyor; inceleme, bu iki bölümün mantıklı bir seçim olduğunu ama seçme ve sıkıştırma nedeniyle kayıpların olduğunu vurguluyor. Eleştirmen, dramatik bütünlüğün ve anlatı genişliğinin kısalmasının izleyicide tamamlanmamışlık hissi bıraktığını belirtiyor.

Trevor Fox’un performansı öne çıkarılıyor: Fox, tıpkı Henry V’deki Koros gibi izleyici hayal gücünü harekete geçiren bir rol üstleniyor ve aynı zamanda TV ve radyo serilerinde de yer aldığı anımsatılıyor. Fox sahnede, Nicky’nin demanslı babası Felix rolünü de oynayarak alt metinde duygusal bir ağırlık sağlıyor; bu alt öykü, oyunun birçok seyircisi için bir hafıza oyunu niteliği taşıyor.

Oyuncu kadrosu ve karakter okumaları da incelemede ayrıntılı ele alınıyor: Sam Neale’nin canlandırdığı Mary ile Ryan Nolan’ın canlandırdığı Nicky arasındaki aşk ve toplumsal değişim ideallerinin çarpışması; Jack Robertson’un Tosker’ı ve Scott Turnbull’un Geordie’sinin boşa geçen yaşamları; Jude Nelson’un küçük ama etkili bir rol olarak canlandırdığı muhafazakar milletvekili figürünün Labour’un “kırmızı duvar”ında erken bir gedik açması gibi örnekler veriliyor. Metin, politik anlatının Kinnockçu bir perspektiften Militant eğilimleri ve madenciler sendikasının lideri Arthur Scargill’i iktidara giden sağ seçmeni büyütmekle suçladığını aktarıyor.

Yönetmen Jack McNamara’ya yönelik eleştirilerde ise metnin siyasi açıklayıcı diyalogları sahnede zorlandığı, yönetmenin zaman zaman eylem arayışı içinde olduğu ve bunu yavaş çekim/strobing benzeri sahne teknikleriyle çözme çabalarının göze çarptığı belirtiliyor. İnceleme, tamamlayıcı seyirciler için görülmesi gereken bir iş olduğunu ama paradoksal olarak eksik hissettirdiğini söylüyor; Fox’un Koros olarak serbest bıraktığı satırda dile geldiği gibi “There’s always so much more to say.” ifadesi oyunun sıkıştırılmışlığını özetliyor.

İnceleme son olarak, olayların bir bölümünün regional bir tiyatronun tüm gün süren bir epik oyunu sahnelemede zorlanmasının nedenlerini kısmen açıkladığını ve böyle dramatik olarak ölümsüzleşmiş bir dörtlünün aslında daha geniş bir formata ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Eleştirel değerlendirme, uyarlamanın seçimlerinin mantıklı bulunmasına rağmen anlatı kapsamı bakımından kayıplar yaşandığını ve bu nedenle oyunun hem tamamlayıcılar hem de yeni izleyiciler için çekici ama eksik bir deneyim sunduğunu savunuyor.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön