Bağımsız milletvekili Helen Haines hâlâ hastanede; kaynak metne göre bir sürücünün iki kez kasıtlı olarak ona çarptığı iddiası sonucu her iki bacağını kaybettiği ve bir erkeğin şüpheli olarak gözaltına alınıp suçlandığı belirtiliyor, saldırının motivasyonu ise kaynağa göre netleşmiş değil. Olay, kamu görevlilerinin özellikle kadın siyasetçilerin güvenliği üzerine ülke çapında acil bir sorgulamayı tetikledi.

Olayın ardından birçok siyasetçi maruz kaldıkları taciz ve tehditleri anlattı. Kadınlardan sorumlu bakan Katy Gallagher, çocuklarının tehdit edildiğini; Pauline Hanson’a bir erkeğin çevrim içi olarak “peşine düşüp öldüreceğini” söylediğini aktardı. Sosyal hizmetler bakanı Tanya Plibersek ise evinin kapısının altına bırakılan, çocuklarının “acılı kanserlerden ölmesini” umduklarını belirten isimsiz bir not aldığını ve yıllar içinde sayısız ölüm ve tecavüz tehdidi gördüğünü söyledi.

Erkek siyasetçiler de tehdit alıyor; ACT senatörü David Pocock güvenlik endişeleri nedeniyle birkaç kez taşındığını belirtti, Barnaby Joyce ise bir sürücünün kendisine doğru U dönüşü yapıp direkt hızlandığını söyledi. Ancak kaynak, tehditlerin ve saldırıların ağırlıklı olarak cinsiyete dayalı olduğunu vurguluyor.

Eski AFP komisyoneri Reece Kershaw, kadın milletvekillerine yönelen tehditlerde sıklıkla görünüm odaklı hakaretler ve son derece şiddet içeren, cinsel şiddet temalı ifadeler bulunduğunu; bu tehditlerin bazen çocuklara da yöneltildiğini aktardı. Kershaw’a göre siyasetçiler kamu profilleri veya politika pozisyonları nedeniyle hedef alınıyor; fakat bazı durumlarda faillerin kadınları sadece kadın oldukları için hedeflediği görülüyor.

Geçen yıl hazırlanan bir parlamento raporu, ankete katılan parlamenterlerin ve personelinin %85’inin seçmen davranışlarında “şiddetli, tehditkar veya değişken” tutumlarla karşılaştığını bildirdi. Uluslararası Parlamento Birliği’nin bulguları ise dünyanın dört bir yanındaki parlamenterlerin artan düzeyde sindirme, taciz ve şiddetle karşılaştığını gösteriyor; küresel bir ankete göre çevrimiçi şiddete maruz kalma olasılığı kadınlar için erkeklerin iki katından fazla.

Siyasetçilerin birbirlerine yönelik söylemleri ve parlamento içindeki ifadeler de çevrimiçi nefretin zeminini hazırlıyor. Kaynakta anıldığı üzere Moncrieff üyesi Angie Bell’in, küçük işletmeler bakanı Anne Aly ve başbakanın “meydanda taşlanması” gerektiğine dair yorumu sonrası Aly Instagram’da sarsıldığını, o hafta içinde sosyal medyada 19 ölüm tehdidi aldığını açıkladı; Bell yorumunu geri çekip özür diledi.

City St George’s Üniversitesi’nden Prof. Julie Posetti, UN Women için hazırlanan Tipping Point raporunun başyazarı olarak 119 ülkeden 600’den fazla kadını kapsayan çalışmanın yüzde 70’in üzerinde katılımcının işleri sırasında çevrimiçi tacize uğradığını ve %41’inin çevrimiçi tacizle bağlantılı gerçek dünya saldırısı, taciz veya zorbalık yaşadığını bildirdiğini aktarıyor. Posetti, çevrimiçi tehditlerin gerçek dünyaya sıçradığını, gerçek dünya tacizlerinin de çevrimiçi saldırıları tetiklediğini ve bunun kendi kendini besleyen kimi zaman tehlikeli bir döngü yarattığını söylüyor; algoritmaların öfke ve kızgınlık üreten içeriği etkileşim için güçlendirdiğine dikkat çekiyor.

Makale, bu yükselen şiddet dilinin demokratik gerileme ve otoriter yaklaşımlarla paralel seyrettiğini; cinsiyetçi, aşağılayıcı ve şiddeti kutsayan söylemlerin normalleşmesinin kadınların kamusal hayattan çekilmesine sebep olabileceğini vurguluyor. Posetti, yalnızca siyasi liderliğin değil, teknolojik platformların düzenlenmesinin de gerekliliğini; Avustralya’nın çocuklara yönelik sosyal medya yasaklarında önderlik örneği ve önerilen dijital özen görevi bağlamında küresel bir rol üstlenme fırsatına sahip olduğunu belirtiyor.

Yeni Zelanda milletvekili Tamatha Paul, Haines saldırısının ardından İngiltere’de Jo Cox ve Ann Widdecombe örnekleriyle paralellik kurduğunu söylüyor ve güvenlik kurumlarının “rutinleri değiştirme” gibi önerilerinin demokratik katılımı baltalayıp esas sorunu, yani mizojini ve tecavüz kültürünü göz ardı ettiğini öne sürüyor. Paul, kadınların kamuya katılımının güvenli hale getirilmesi gerektiğini, erkeklere arkadaşlarının ve çevrelerinin cinsiyetçi ve şiddeti çağrıştıran sözlerini kınamaları çağrısında bulunduğunu söylüyor: “Neden kadınlar hayatlarıyla ödemek zorunda?” diye soruyor.

Kaynak, politikacıların ve kamuoyunun karşı karşıya olduğu tehditleri, çevrimiçi nefretin algoritmik amplifikasyonu ve toplumsal cinsiyet odaklı düşmanlığın birleşimiyle açıklıyor; çözüm olarak hem kamu ve siyasi liderlerin insan onuruna saygı taahhüdü hem de teknoloji platformlarının düzenlenmesi gerektiği vurgulanıyor.

Kaynak: The Guardian Social MediaKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön