İngiliz aktör Patrick Stewart'in 86 yaşında öldüğü bildirildi; kaynak yazı Stewart'in Royal Shakespeare Company (RSC) kökenli bir şirket oyuncusundan dünyanın tanıdığı bir yıldıza dönüşümünü ve sahnedeki gücünü ayrıntılarıyla anlatıyor.
Yazı, Stewart'in kariyerine ilişkin kişisel izlenimlerle başlıyor: Bristol Old Vic'de 1965 yılında Warwick olarak izlenmesi ve 1966'da RSC'ye katıldıktan sonra zengin, rezonant sesiyle dikkat çekmesi anlatılıyor. RSC'de hem komik hem de daha sert karakterleri canlandıran çok yönlü bir oyuncu olarak tanımlanıyor; Touchstone, Launce, Cornwall ve Hector gibi rollere atıf yapılıyor.
1971-72 sezonunun Stewart'in yıldız gücünü kanıtladığı vurgulanıyor. Bu dönemde Trevor Griffiths'in Occupations adlı politik oyununda acımasız bir Bulgar komünisti oynadığı, Trevor Nunn yönetimindeki dört oyunluk Stratford sezonunda The Romans kapsamında Coriolanus'ta Aufidius, Julius Caesar'da Cassius, Antony and Cleopatra'da Enobarbus ve Titus Andronicus'ta Aaron rolleriyle öne çıktığı anlatılıyor.
RSC'deki ilerleyişi Astrov (Uncle Vanya) ve Ejlert Løvborg (Hedda Gabler) rolleriyle sürerken, Stewart'in öğrendiklerini aktarma tutkusu da kayda geçiriliyor. John Barton gibi ustalardan aldığı eğitim sonrasında ABD'den gelen öğrencilere yıllık konuşmalar yapmaya başladığı, Homer “Murph” Swander liderliğindeki bir çalışma grubuna bağlı olduğu ve bu öğretmenlik hadisesinin zamanla Actors in Residence adlı tura dönüşerek Amerikan üniversitelerinde Shakespeare oynanmasına varan bir misyonerlik faaliyetine dönüştüğü belirtiliyor.
Los Angeles'ta 1986'da verdiği bir ders sırasında prodüktör Robert H Justman'ın onu dinleyip “We’ve found our captain” (Kaptanımızı bulduk) demesi, Stewart'in Star Trek'e katılmasına uzanan kritik an olarak aktarılıyor. Stewart'in başlangıçta Star Trek için altı yıllık bir sözleşme imzaladığı ve İngiltere'deki bazı meslektaşlarının bunun tiyatroyu bırakmak gibi görüldüğünü düşündükleri, ancak Hollywood döneminin ona kişisel ve mesleki zenginlik kattığına dair yazar görüşü yer alıyor.
Hollywood'taki rollerinden biri olan X-Men'deki Profesör X vurgulanırken, bu dönemin Stewart'in İngiliz sahnesine geri dönüşlerinde de fayda sağladığı ileri sürülüyor. 2006'da Gregory Doran yönetimindeki RSC Antony and Cleopatra prodüksiyonunda Harriet Walter ile birlikte sahneye dönmesi ve yazarın onu Michael Redgrave'den beri en iyi Mark Antony olarak nitelemesi metinde yer alıyor.
2007'de Rupert Goold'un Chichester sonrası West End'e taşıdığı Macbeth prodüksiyonundaki performansının paranoya ve acının yükünü üstün bir ses kullanımıyla verdiği, bir yıl sonra Gregory Doran'ın Hamlet'inde David Tennant'ın Hamlet'ine karşı Claudius rolündeki soğukkanlı, hesapçı oynayışının ve oyun içi sahnelerdeki insani nüansların ayrıntılarıyla anlatıldığı ifade ediliyor.
Stewart ile Ian McKellen arasındaki yakın bağ ve ikilinin Waiting for Godot ile No Man's Land prodüksiyonlarındaki performansları da ele alınıyor; Waiting for Godot'da bazı eleştiriler olsa da No Man's Land'deki uyum ve Stewart'in Hirst rolündeki bitkinlik ile yalnızlık tasviri öne çıkarılıyor. Yazı, Stewart'in RSC kökenli bir oyuncu olarak edindiği teknik disiplinle popüler kültürde elde ettiği yıldızlığı birlikte taşıdığını ve bu durumun sahnedeki gücünü artırdığını belirterek son buluyor.



