NME'ye konuşan Do Nothing vokalisti Chris Bailey, Chaucer Court Workshops'ta verdiği röportajda grubun yeni albümü Friend World'ün oluşum sürecini ve kendi yazım pratiğini anlattı. Bailey, grubun müziğini analiz etmede zorlandığını söyleyerek sohbeti esprili bir tonla açtı ve grubun Nottingham'daki sahici ortamının kayıt yaklaşımına yansıdığını vurguladı.
Bailey, Do Nothing'in çıkışı ve kariyerinin dalgalı seyrine dair geçmişi hatırlattı: Talking Heads esintili çıkış single'ı "LeBron James" ile dikkat çekmelerinin ardından 2020'de NME 100 listesinde yer aldıklarını, fakat ilk LP Snake Sideways'in grup kurulduktan on bir yıl sonra geldiğini belirtti. 31 yaşındaki Bailey, Covid-19 döneminin yarattığı yaratıcılık duraklamasını ve mental sağlıkla bağlantılı etkilerini içtenlikle itiraf etti; ilk albüm öncesi yaşanan "yaratıcı kekeleme"nin ardından yazmanın yeniden kolaylaştığını söyledi.
Friend World, Nottingham'daki eski bir sebze-meyve deposu JT Soar'da kaydedildi ve kayıt sürecinde grubun kendi yaptığı, daha ev yapımı bir yöntem benimsendi. Albüm kayıt kadrosu Charlie Howarth (bas) ve Andrew Harrison (davul) ile tamamlanırken, gitarist Kasper Sandstrom'ün Mayıs 2026'ya kadar Divorce için de davul çaldığı not ediliyor. Bailey, yerel sahneyle derin bağlarını, The Maze ve The Bodega gibi mekanlarda edindiği tecrübeleri aktardı ama kendisini çoğunlukla "tek başına" hisseden biri olarak tanımladı; bu yüzden ilk demoları tek başına odada yazmasının gerektiğini anlattı.
Albüm tematik olarak yalnızlık, aidiyet arayışı ve karakter odaklı anlatılarla örülü. "Dog 2" kaygıyı iki parti arasında sıkışmış kaybolmuş köpeklerin bakış açısından ele alırken; Red Hot Chili Peppers tınıları barındıran "Smile", yüzeyde neşeli çalınsa da, intihar etmiş bir şizofrenik çizerin bıraktığı ölüm notundan esinlenerek karanlık bir hikâye anlatıyor. "Misery" doğrudan post-punk çizgisinde bir yakarış sunuyor; Bailey'nin sözleri bir geceyle acıyı sonlandırma isteğini dile getiriyor. Albüm başlığı ise, Fabian'ın 1959 parçası "This Friendly World" ve Andy Kaufman esintileriyle, arkadaş arayışı temalarını bir araya getiriyor.
Bailey, sahne performansındaki karakter odaklı yaklaşımının Andy Kaufman'dan etkiler taşıdığını, Kaufman'ın kasıtlı olarak "kaybeden" rolüyle izleyiciyi rahatsız etme ve mizah üretme biçimini ilham verici bulduğunu söyledi. "Şarkı ne olmak istiyorsa ona hizmet etmelisiniz" prensibini defalarca vurgulayan sanatçı, bir eserin yönünü belirlemeye çalışmaktansa ona teslim olmanın daha doğru olduğunu belirtiyor. Bu yaklaşım hem söz yazımında hem de grubun müzikal kararlarında tekrar eden bir tema olarak öne çıkıyor.
Günlük yaşamdan kaynaklanan ilhamlar da albümde yer buldu: Bailey, köpekleri sayesinde yeni insanlarla tanıştığını, müzikal veya sahne çevresinin dışındaki ilişkilerin yazma sürecine olumlu katkı yaptığını ifade etti. Son şarkı "Incommunicado" ise iletişimsizlik temasını kapatıcı parça olarak konumlandırıyor ve Bailey'nin o döneme dair kişisel bir kesit sunduğunu belirtiyor.
Sesi ve üretiminde Do Nothing'e özgü unsurların korunduğu, funk kılıçlı pasajlar ve 1975'i andıran gitar-pop tınılarının duyulduğu Friend World'de "Paris Jesus" gibi parçalarda grubun belirgin soundu sürüyor. Bailey, müzik teorisine dayanmadan yazdığını, kişisel belirleyicilik ve kader anlayışının (determinism) onun yazma biçimini şekillendirdiğini söylüyor: kim olduğunuz yazdığınız şeyi belirler.
Röportaj boyunca Bailey, geçen sürecin kendisini değiştirebileceği ihtimalini düşündüğünü ama şu anki konumundan memnun olduğunu, üçüncü albüm için sinyallerin daha kişisel bir kazıya işaret ettiğini ve mevcut kaydı "bozmamaya" çalıştığını belirtti. Do Nothing'in Friend World albümü Submarine Cat Records etiketiyle 6 Kasım'da yayımlanacak.



