İngiliz oyuncu Judi Dench, Brendan O’Hea ile yaptığı konuşmalara dayanan yeni anı kitabı Is It Too Late to Make a Run for It? üzerinden kariyerini, alışkanlıklarını ve sahneye olan bağlılığını anlatıyor; Dench kitapta kendisine “national treasure” denilmesinden hoşlanmadığını, sahnede olmayı film oyunculuğundan daha güvende hissettiğini vurguluyor.
1960’ların başı değil, 1950’lerin sonlarında Dench’in başına gelen bir anekdot kitapta yer alıyor: 23 yaşındayken büyük bir Hollywood yapımcısıyla görüştüğünde yapımcının “Yüzünle ilgili her şey yanlış, film yapamayacaksın” dediğini aktarıyor; bunun üzerine Dench tiyatroya yoğunlaşmaya karar verdi. Yine de kariyeri 1990’larda gerçek bir sinema yıldızlığına ulaştı — Bond filmlerindeki M rolü ve Shakespeare in Love’daki Elizabeth I performansıyla Oscar kazanması anıluyor — fakat Dench sahnede olmayı hâlâ “daha güvende” hissettiğini söylüyor.
Kitap soru-cevap formatında ilerliyor; bölümler tematik ve inanç, hayvanlar, yönetmenler, komedi, rol seçimi gibi başlıklara ayrılmış, bu yüzden kronoloji karışık. Kitap mantıklı bir biçimde Dench’in York’taki çocukluğuyla başlasa da son bölümün Starting Out (Başlarken) adını taşıyarak A-level’lerinin ardından neler yaptığına dönmesi okuyucuda yapısal bir düzensizlik hissi uyandırıyor. O’Hea ile arasındaki kimya kolay okunuyor, ancak kimi zaman soruların aşırı ayrıntıya gittiği; örneğin “Favori soyunma odan hangisi?” türü sorular eleştiriliyor.
Anılarda çok sayıda espirili ve sıra dışı ayrıntı yer alıyor. Dench, Mother Courage oyununu oynarken karakterinin askerlerine verdiği içkileri elma sirkesiyle değiştirdiğini ve oyuncuların bunu içip üstünü istemek zorunda kalmasının kendisi için “şahane” olduğunu anlatıyor. Ayrıca hakkında bir çöp toplama aracının adına “Dame Foodie Dench” konduğunu ve eskiden sahip olduğu kedinin adının Bernard the Duck Fucker olduğunu söylüyor; bu ismin nasıl verildiği ise kitapta açıklanmıyor.
Kitapta başka çarpıcı anekdotlar da var: Madame de Sade'nin açılış gecesinde rol arkadaşı Frances Barber’ın Dench’e çift uçlu, esnek bir dildo hediye ettiği ve şirketin yönetmen notları için toplandığında Dench’in bunu bir atkı gibi taktığı aktarılıyor. Dench, kaybedilen dostlarına da dokunaklı bir saygı gösteriyor; örneğin Maggie Smith için onu “çok karmaşık, yoğun biçimde özel ve zaman zaman yalnız olması muhtemel” diye tanımlıyor ve Smith’in zaman zaman kendine bir “elektrikli çit” çektiğini belirtiyor.
Genel olarak kitabı ayakta tutan unsur Dench’in nadir mizahı ve sıcaklığı: 91 yaşındaki oyuncunun görme yetisinin artık zayıf olduğu, ancak anılarının keskin olduğu ve bunları kendine has alaycı bir üslupla aktardığı metinde sıkça vurgulanıyor. Dench “national treasure” sıfatından hoşlanmıyor çünkü bunun onu “tozlu bir eski kalıntı” gibi gösterdiğini söylüyor. Kitabın başlığı ise Dench’in mesleki sinirlerine gönderme yapıyor; prova odası kapısının yanında çantasını tutmasının sebebi gerektiğinde “kaçıp gitmeye” hazır olmak. Öğrenilen repliklerin eskisi kadar kolay olmadığını kabul etse de “Anahtarı kontağa takmayın, araba stop eder; emekli olmayın, sakince gitmeyin, sessizce çekip gitmeyi de düşünmeyin” diye okuyucuya öğüt veriyor.
Eleştirel not olarak, O’Hea’nın kimi sorularının gereksiz ayrıntıya kaçması ve kitabın kronolojik düzensizliği öne çıkıyor; buna karşılık, Dench’in bilinen özellikleri — kendiyle alay eden mizahı, gemici küfrü gibi küfürlü dili ve kamera karşısında görünüşüne takılmaması — kitapta doğrulanmış biçimde yer alıyor. Dench, oyunculuğu için “görünüşü önemli değil, hikâne ne gerektiriyorsa odur” diyor.
Sonuç olarak, yapısal eksikliklerine rağmen kitap, Dench’in şakacı anıları, sıra dışı detayları ve sahneye bağlılığı sayesinde akıcılığını koruyor; ayrıca yazar ve oyuncunun 2023’te birlikte çalıştıkları Shakespeare: The Man Who Pays the Rent projesine yapılan atıfla ikili iş birliğinin devamı niteliğinde görülüyor.



