Bir Guardian yazarı, sık aldığı ve giderek kişiselleşen sahte hayran maillerini anlatırken, birine verdiği cevap sonucunda göndericinin Filipinler'de bir adres verdiğini ve durumu ülkenin siber suç birimine bildirdiğini aktarıyor; para göndermeyi reddetti.
Yazar, neredeyse her gün Barcelona, Frankfurt, Chicago ve Varşova gibi şehirlerden gelen, çok paragraflı ve tutkulu görünümlü e-postalar aldığını yazıyor. Gönderenlerin isimleri cazip ve inandırıcı duruyor—Bella Monroe, Thalina Rose, Tricia Claxton gibi—ve bazıları doğrudan hayranlık bildirirken, diğerleri “warm chaos” gibi daha alaycı imzalar kullanıyor. Ortak nokta ise birçoğunun tamamıyla sahte olması ve amaçlarının yazarı birkaç yüz dolar transfer ettirerek kandırmak olduğu: kitap kulüplerinde veya okur ağlarında tanıtım sözü veriliyor, ama bunun karşılığı para isteniyor.
Yazara göre yapay zekâ çağında bu dolandırıcı e-postalar yeni bir kişiselleşme düzeyine ulaştı; mesajlar çoğu zaman spam filtrelerini aşacak kadar sofistike ve yazarlara gelen soru şu: Gerçekten de bu kadar güçlü hissetmiş bir canlı insan olur muydu? Bir yazar arkadaşı, sahte olduklarını bilmesinin sebebinin “bütün kitaplarını okumuş olmaları” olduğunu söylemiş.
Yazı aynı zamanda bu sahteciliğin ardında kullanılan teknoloji ve telif meselelerine de değiniyor: Yapay zekânın eğitiminde yazarların telifli eserlerinin kullanıldığı yönünde örnekler veriliyor; örneğin Anthropic’in Claude isimli model için telif kullanımı nedeniyle yazarlarla uzlaşma yaptığı ve bir grup yayınevinin Google aleyhine AI eğitim materyallerinin yaygın telif ihlali olduğunu iddia ederek dava açtığı kaydediliyor. Bu durum, yazarlara gelen AI destekli dolandırıcı mesajlarının aslında bizim yazdıklarımızdan türetilmiş bir versiyon tarafından manipülasyon olduğunu düşündürüyor.
Yazar, sahte profillerin örneklerinden de söz ediyor: Ottessa Moshfegh’den geldiği iddia edilen aşırı övgü dolu bir e-posta örneğinde, muhatap işin sonunda yazarın Amazon sayfasını gezmesini önermiş; benzer sahte mesajların Donna Tartt ve Sally Rooney taklidi hesaplardan da geldiği aktarılıyor. Gerçek yazarların kendi romanlarının, teknoloji şirketleri tarafından toplanıp onları taklit eden hayalet versiyonlar yaratmak üzere kullanılmış olmasının garip olacağı belirtiliyor.
Yazarın merak ve ademi merkeziyetçi bir pervasızlıkla dolandırıcıyı açığa çıkarmayı denemesi haberde ayrıntılı anlatılıyor. Berlin Book Club kuruluşundan geldiği iddia edilen bir e-posta ile iletişime geçen yazar, yardım teklifini kabul ederek ödeme yöntemleri üzerinde pazarlık yapmış; dolandırıcı CashApp veya banka transferi isterken yazar nakit ısrarında bulunmuş ve sonunda dolandırıcı Filipinler’de bir posta adresi vermiş. Yazar Google Maps’te sokak araması yapmış ve palmiye ağaçlı, hurdacı, bir evanjelik kilise ve yüksek beyaz duvarların ardında gizli büyük bir bina olan kırsal iki şeritli bir yol görüntüsü bulmuş.
Haberde Filipinler ile birlikte Myanmar, Laos ve Kamboçya’nın, organize suç şebekelerinin çalıştırdığı endüstriyel ölçekli "scam farm"lerden en çok etkilenen ülkeler arasında olduğuna yer veriliyor. Bamban yakınlarındaki bir tesise yapılan baskında geçen yıl neredeyse 700 kişinin kurtarıldığı, binanın bir çağrı merkezine ve bir hapishaneye benzer bir yapıda olduğu, bilgisayar sıraları, yeşil ekranlar ve ranzalı küçük yatakhaneler bulunduğu aktarılıyor. Çalışanların yaklaşık yarısının Filipinli olduğu, diğerlerinin ise Çin, Vietnam, Malezya, Tayvan, Endonezya ve Ruanda’dan insan kaçırıldıkları; belgelerinin ellerinden alındığı belirtiliyor. Patronların ise havuzun kenarında gezindiği anlatılıyor. Yakındaki diğer bileşkelerde fuhuşhane, karaoke ve işkence odası bulunduğu, bu tesislerin Çinli suç örgütleri tarafından işletildiği ve şiddet ile cinsel istismarla işçileri kontrol altında tuttukları vurgulanıyor.
Yazı ayrıca dolandırıcıların sadece generatif AI kullanmadıklarını, yüz maskeleme uygulamalarıyla video aramalarında istedikleri yüzü kullanabildiklerini, ve 'pig butchering' denen uzun vadeli romantizm dolandırıcılığının ön planda olduğunu belirtiyor; hedef kişiler aylar, hatta yıllar boyunca bir rüya dünyasına bağlanarak sahte yatırımlara yönlendiriliyor. Tayland ordusunun Kamboçya’daki büyük bir tesisi ele geçirdiğinde stüdyo benzeri olanaklar, kostümler, farklı dolandırıcılık senaryoları için setler, sahte bir Brezilya polis karakolu ve bir Vietnam bankası replikası bulduğu; eski bir dolandırıcı tesis yöneticisinin “her şey duyguyu sömürmekle ilgili”, “hayal yaratıyorsunuz” biçimindeki ifadelerine yer veriliyor.
Sonuç olarak yazar para göndermemiş, elde ettiği adres bilgilerini Filipinler’in siber suç birimiyle paylaşmış. Haberde, Filipinler başkanlık anti-organize suç komisyonu sözcüsü Winston Casio’dan aktarılan bir değerlendirme yer alıyor: suçluların “kamu görevlisini hemen her şeyiyle rüşvetle satın alma mali güce” sahip olduğu ve ellerindeki paranın kolluk kuvvetlerine karşı güçlü bir araç olduğu belirtiliyor. Yazar, suçluların durdurulmasının hem yerel yozlaşma hem de bu işten elde edilen büyük kârlar nedeniyle zor olduğunu, aynı sebeple yapay zekâ şirketlerinin teknolojinin suç amaçlı kullanılmasını engellemek için kararlı davranmasının da kuşkulu olduğunu ekliyor.
Yazarın itirafı şu: sahte hayran maillerinin arkasındaki kişiyi dramatik biçimde ifşa etme arzusu bir fantezi olarak kaldı; ama artık gelen sahte mesajları okurken, esrarengiz ve neşeli adın arkasında muhtemelen korkmuş, evinden uzakta birinin, kulaklıklı bir kabinde bir düzine telefonla oturduğunu; arkasındaki yöneticininse taseri belinde gezdirdiğini hayal edebiliyor.



