The Guardian'daki eleştiride, Frieze London'un beklentileri karşılamadığı; bunun yerine daha cesur ve tuhaf örneklerin Frieze Masters çadırında bulunduğu vurgulanıyor. Yazar, çağdaş fuarda yenilik arayan ziyaretçilerin sıkılacağını, asıl şaşırtıcı ve ‘avant garde’ işler arasında ise 16. yüzyıl Bosch takipçisi bir tablonun yer aldığını belirtiyor.
Eleştirinin açılışında bahsi geçen Bosch takipçisi tablosunda çıplak insanların topraktan çıktığı, kanatlı kuş başlı birinin korno benzeri bir enstrüman çaldığı sahneler anlatılıyor; bu işin Frieze Masters’ta sergilendiği, Frieze London’da bu tür bir sürprizin bulunmadığı aktarılıyor.
Frieze London tarafında yazarın hissi “son derece sıkıcı” şeklinde; burada çok sayıda resim olduğunu, fotoğrafların ise genellikle biraz daha iyi olduğunu yazıyor. Öne çıkan işlerden biri olarak Wolfgang Tillmans’ın Paul, nude, golf ball adlı iki metre boyutundaki inkjet baskısını not ediyor, ancak eserin 1994 tarihli olduğunu ve yeni sayılmayacağını hatırlatıyor.
Fuarın sergi düzeni de eleştirinin hedefinde: beyaz çadırlar ve koridorlar içindeki sıkışık galeri stantları “Selfridges of art” benzetmesiyle nitelendiriliyor; yazar, organizasyonun alıcıların ve zengin tüketicilerin ihtiyaçlarına hizmet ettiğini savunuyor. VIP gününde gözlemlenen alıcı profili olarak “tech bros, hedge-fund yöneticileri, emekli hedge-fund yöneticileri ve çocukları” örnek gösteriliyor ve yazar, bir Anselm Kiefer işinin fiyatının neredeyse bir milyon sterline yakın olduğunu, bunun gibi yüksek fiyatların alım-satımı yönlendirdiğini aktarıyor.
Çağdaş fuarda sergilenen bazı işler için şiddetli eleştiriler yer alıyor: Los Angeles’tan Night Gallery’de Wanda Koop’un Radiance-Together adlı eseri iki yan yana yanan mum tasvirine indirgenirken, Andy Woll’un dağ manzaraları “boş” bulunuyor; Rosalind Nashashibi’nin çiçekli çerçeveler arasındaki “aşıklar” tablosu da eleştirilen örnekler arasında.
Frieze Masters ise yazar için daha uyarıcı ve tuhaf işlerin toplandığı bir alan; Helen Chadwick’in Piss Flowers adlı eserleri ve Lonnie Holley’in paslı boru, musluk ve yeşil şişelerden oluşan montajı öne çıkarılıyor. Yazar, Tracey Emin, Waqas Khan, Do Ho Suh, Catherine Opie ve Zanele Muholi gibi isimlerin de fuarda öne çıktığını, ancak genel başarı oranının yaklaşık “onda bir” olduğunu belirtiyor.
Fuarda satılan olağanüstü nesneler arasında bir üç boynuzlu Triceratops kafatası da sayılıyor; yazara göre bu parça “müze kalitesinin ötesi” ve Natural History Museum’un bile böylesine kusursuz bir Triceratops fosiline sahip olmadığını iddia ediyor. Ayrıca, The Guardian’ın daha önce bildirdiğine atıfla paleontologların, ultra zenginler arasındaki dinozor parçası modasının müzelerin erişimini zorlaştırdığı ve fiyatları şişirdiği endişesini dile getirdiği aktarılıyor.
Yazar son olarak Frieze Masters’ın görsel açıdan daha ilginç olmakla birlikte aynı zamanda daha “iğrenç” olduğunu, geçmişten getirilen nesnelerin bağlamlarından koparılıp lüks vitrinlerde gösterildiğini; bunun sanatın metalaşmasının ve kapitalizmin abartılı bir sergilenmesi olduğunu savunuyor. Colnaghi kabinindeki düzenlemenin bir “Marksist teşhir”i andırdığı, Afrika ahşap oymalarının dinsel bağlamından koparılarak dekor haline getirildiği ve John Berger’in kapitalizm eleştirisinin burada doğrulanır gibi göründüğü değerlendirmesiyle haber sonlanıyor.



