The Guardian'daki inceleme, Hannah McPake'in yönettiği Balloon Girl adlı yapımın, 19. yüzyıl baloncu asistanı hikâyesini günümüz teknoloji milyarderleri, uzay yarışı ve zamanda yolculuk unsurlarıyla harmanlayarak beklenmedik bir başarıya ulaştığını belirtiyor; eleştiri oyunun mizah, hayal gücü ve sahne tasarımı sayesinde "havalandığını" vurguluyor.

Makale, gerçekte 1896'da Fine Art, Industrial and Maritime Exhibition sırasında bir sıcak hava balonundan paraşüt atlayışı yapan ve Bristol Channel'da hayatını kaybeden 14 yaşındaki Louisa Maud Evans'ın gerçek hikâyesini yapımın başlangıç noktası olarak tanımlıyor. Louisa, McPake'in öyküsünde farklı kimliklerde yeniden ortaya çıkıyor.

İnceleme, oyunun açılışının Carol Gaudron (Elin Phillips) adlı ünlü bir teknoloji milyarderini tanıtarak başladığını söylüyor; Carol, Auguste Eugene Gaudron'un (Keiron Self) torunu olarak gösteriliyor ve sahne, bir televizyon yarışmasıyla başlıyor: Bristol'den gelen saf bir genç kadın Mars'a roket yolculuğu kazanıyor. Metinde Carol'ın "Let's get humanity off this planet and into the stars" sözleri örnek verilerek modern uzay hırslarının 19. yüzyıl gösterişiyle nasıl bağlandığı anlatılıyor.

Hikâye, gerçeklik televizyonundan yapay zekâ eleştirisine, gazeteciliğe uzanan bir satirden Carol'ın zamanda yolculuk yaptığı picaresque bir serüvene kayıyor. Bu yolculukta Louisa rolünü Mari Fflur canlandırıyor ve onlara konuşan bir martı (Oliver Wood seslendirmesi) eşlik ediyor. Metin, yapımın A Christmas Carol'e uzay temalı göndermeler taşıdığını ve Carol'ın geçmişe ve geleceğe gidip dönüşünde dönüşümsel bir yolculuk yaşadığını not ediyor.

Eleştirmen, oyunda bolca olay örgüsü ve zengin bir hayal gücü olduğunu, zeki replikler ve ciddi bir iklim/gezegen kaynakları mesajı bulunduğunu vurguluyor. Ancak anlatının zaman zaman çok yoğun ve hızlı akmasının izleyiciyi geride bırakabildiği, bazen kafa karıştırıcı olabildiği de belirtiliyor; buna rağmen karışıklıkların bile oyuna eğlence kattığı ifade ediliyor.

Sahne tasarımına dair değerlendirmede Hayley Grindle'in setinin küçük ölçekli kukla işçiliği ile görkemli sıcak hava balonu imgelerini arasında geçişler yaptığı, bunun yapımın görsel başarısına katkı sağladığı söyleniyor. McPake'in önceki çalışmalarına atıfla bu yapımın onun en iyi işlerinden biri olabileceği ve genel olarak "havada kazanılmış bir zafer" olduğu sonuçlandırılıyor.

İnceleme, tiyatronun karmaşık fikirleri, mizahı ve sahne kurgusunu bir araya getirerek izleyiciye enerjik ve yaratıcı bir deneyim sunduğunu belirterek olumlu bir sonuca varıyor. Yazı, hem yapımın özgünlük yönlerini hem de zaman zaman tutarsızlaşan anlatımını dengeli biçimde aktarıyor.

Kaynak: The Guardian CultureKaynağa git ↗Eklendi: · Türkiye saati
← Tüm haberlere dön